Dış Politika Araştırmaları Merkezi/ Kıbrıs | 06 Ocak 2018

|

Haydi Sandık Başına...



Haydi, pazar günü sandık başına. Hiç kimse sandığa gitmemek için mazeretler yaratmamalıdır. Seçimler seçmenlerin oy kullanarak iradelerini ortaya koyma günüdür. Seçimler vatandaşa kendi kaderini tayin etme hakkı vermektedir. Oy kullanmak her şeyden önce vatandaşın varlığının en önemli göstergelerindendir. Seçmen iradesini sandıkta net biçimde ortaya koymaz ise ne olur?

 

Oy kullanma hakkı büyük mücadeleler neticesinde elde edilmiş en temel insan hakkıdır. Sandığa gitmemek başkasının verdiği oylarla belirlenen iktidara razı olmak ve sorumluluktan kaçmaktır! Oy vermek bireysel bir eylemdir. Oy vermemek var olmamaktır, varlığını ifade etmemektir. Biz sandığa gitmeyeceğiz demek çözüm müdür? Ya da biz oy kullanmıyoruz demek hangi sorunu çözer?

 

Oy vermek, öncelikle önemli bir vatandaşlık görevi olmasının yanında ciddi anlamda sorumluluk gerektirmektedir. Temsili demokrasilerde halk, kaynağı kendisinde bulunan ’yönetim yetkisini’ (egemenliği), seçimlerde oy vererek seçtiği ve kendisine karşı sorumlu olan siyasi temsilciler vasıtasıyla kullanır. Bilinçli bir seçmen oy verirken, oy vereceği partinin ideolojisini, adaylarını, vaat ve projelerini inceleyerek kararını ona göre verir. Aslında olması gereken de budur.

 

Herkes eteklerindeki taşı döktü. Söylenecek olanlar söylendi. Gerekli mesajlar verildi. Sıra milletin ortaya koyacağı nihai karara geldi. Şimdi, iradenin gerçek sahibi olan millet konuşacak. Sonucu demokrasinin asli unsuru olan vatandaş belirleyecek, noktayı o koyacak.

 

Bugün söz millette, adaylar söyleyeceklerini söylediler. Sıra vatandaşa geldi. Demokrasi, küslüğü ve nemelazımcılığı kabul etmez! Sandık başına gidip oy vermek vatandaşlık görevidir! Sandığa gitmeyenin daha sonra ülke yönetimi hakkında konuşmaya acaba ne kadar hakkı olur?

 

Seçmen kendine en yakın bulduğu partiye mühür vererek iradesini en net şekilde ortaya koymalıdır. Demokrasi seçmenin en net şekilde iradesini ortaya koyması değil midir? Eğer seçmen iradesini en net şekilde ortaya koymaz ya da sandığa gitmezse daha sonra şikâyet etmeye hakkı olur mu?

 

Pazar günü sadece kendiniz için değil, çocuklarınız ve torunlarınızın geleceği için de oy kullanacaksınız. Mührün simgesel bir anlamı var. 'Mühür kimdeyse Süleyman odur' sözü boşuna söylenmemiştir. Oy kâğıdına 'pusula' denmesi de ne kadar anlamlı. Yön ancak pusula ile bulunabilir. KKTC'nin doğru yönü pusulaya basılacak 'mühür' ile belirlenebilecektir.

 

Ülkemizin daha güzel günlere kavuşabilmesi sizlerin elinde, buna karar verecek olan, başkaları değil, bizzat sizlersiniz. Halkımız Pazar günü tribünden sahaya inecek, kullanacağı oyla KKTC'nin geleceğine mührünü basacak. Bir metrekarelik kabinde kendisiyle baş başa kalan kişi en net olarak iradesini 'mühürle' ortaya koyabilecektir.

 

Ekonomiden tarıma, ulaştırmadan sağlığa, enerjiden eğitime, turizmden çevreye, trafikten çalışma hayatına ve adaletten sosyal yaşama kadar daha pek çok alanda kalkınma ve istikrarlı bir yönetim istiyorsak bunu ancak sandığa giderek kendimize en yakın bulduğumuz partiye mühür vererek sağlayabiliriz. Oyumuz istikrarlı yönetime ve ekonomik kalkınmaya olmalıdır.

 

Karma oy kullanım oranına bağlı olarak istikrarsız belki de üç partinin bir araya gelerek zoraki şekilde oluşturacakları koalisyon hükümet modelleri gündeme gelebilecektir! Ayrıca doğru şekilde anlaşılamayan karma oy kullanımı nedeniyle büyük oranda oyun da geçersiz sayılma ihtimali söz konusudur.

 

Ülkemizin istikrara ihtiyacı olduğunu görmeliyiz. Sık sık yenilenen seçimler, kurulup bozulan koalisyon hükümetleri nedeni ile gerekli icraatlar zamanında yapılamamaktadır. Çoklu koalisyon hükümetleri çekişmeleri ve sonu gelmeyen tartışmaları da beraberinde getirecektir. Halkımızın böyle kısır çekişmelerle zaman kaybetmeye tahammülü var mıdır?

 

Karma oy vererek kişileri seçmek yerine istikrarlı şekilde icraat yapacağına inandığınız partiye oy verin. Sandığa gitmeyerek ya da karma oy vererek ülkemizde istikrarlı bir yönetimden ve ekonomik kalkınmadan söz edilebilir mi? Sandığa gitmemek ya da karma oy kullanmak toplumsal sorunlarımızı çözmez. İstikrarlı bir yönetim ve ekonomik kalkınma sadece güçlü iktidarlar ile olabilir. Güçlü iktidarlar ise mühür ile belirlenir.

 

Vatandaşın omuzlarında büyük bir sorumluluk var. Pazar günü yapılacak olan seçimde ‘Benim bir oyumla ne değişecek’ diyerek sakın sandığa gitmezlik yapmayın. Unutulmamalıdır ki, ülkemizin kaderini pazar günü sandığa gidecek olan vatandaş çizecektir.

 

(Bu yazı, 5 Ocak 2018 tarihinde Milliyet Gazetesinde yayınlanmıştır.)

 

 

http://www.turksam.org/tr/makale-detay/1666-haydi-sandik-basina
Bu sitede yer alan bilgiler TÜRKSAM adresi kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Tüm hakları Telif Hakları Yasası'nca korunmaktadır.
Kâr amacı güdülmez. Yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.

Sayfa 3861 kez görüntülendi.


Copyright © 2004 - 2014 TÜRKSAM - Tüm Hakları Saklıdır. Aktif 1135 ziyaretçi bulunmaktadır. Tasarım ve Programlama TÜRKSAM - Bilişim Teknolojileri Merkezi (BTM)