Terör ve Güvenlik Çalışmaları Merkezi/ Güvenlik Araştırmaları | 11 Ocak 2018

|

Suriye’de Gizli Bir Gerçek mi? Yaratılan Bir Kurgu mu?: “Turan Taburu”



Suriye’de yaşanan iç savaşa Rusya Federasyonu’nun da müdahil olmasıyla birlikte savaşın hem seyri değişmiş hem de Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad’a açık destek vererek oyuna dahil olması sonucunda dünyaya burada olası bir çözümün kendinden bağımsız olamayacağını göstermiştir. Nitekim daha sonraki dönemde Astana Süreci ve Soçi Zirvesi gibi girişimlerle Suriye içerisindeki dengelerin sağlanması suretiyle barış için yeni bir ihtimal belirmiştir. Bu çerçevede genelde İran’ın kara güçlerinin, Rusya’nın ise hava kuvvetlerinin harekatları gündeme gelmiştir. 2015’ten bu yana Rusya’nın Suriye’deki hava operasyonları hava sahasını kontrol etmesi gibi noktalar öne çıksa da Rusya’nın karada da kendine bağlı birlikler olduğu malumdur. Bunlar arasındaki en ilginç olanı ve hakkında en az bilgi olanı da “Turan Taburları” olmuştur.

 

Suriye’deki iş savaşta Rusya ve post-Sovyet ülkelerinden gelen en az 10 bin savaşçı dahil olmuştur. Bunlar sadece terör örgütü IŞİD’e (Irak Şam İslam Devleti) ya da başka isyancı gruplara gönüllü katılanlar değil aynı zamanda düzenli birlikler ve Çeçenistan Devlet Başkanı Ramazan Kadirov tarafından gönderilen birliklerdir.[1] Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’e yakınlığıyla bilinen Kadirov, Russia Today televizyonuna verdiği demeçte, “Suriye’de iki taburumuz var. İki üç ayda bir birbirleriyle yer değiştiriyorlar. Buradaki deneyimlerine bakacak olursak, onlar için yeni bir durum söz konusu değil. Zira askerlerimizin çoğu Müslüman ve bu yollardan geçmişler, teröristlerin halka nasıl davrandığını, nasıl küstahça hareket ettiklerini ve saldırıları nasıl düzenlediklerini daha önce gördüler[2]” diyerek kendine bağlı birliklerin Suriye’de savaştığını ifade etmiştir. Öte yandan, Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği (SSCB) zamanındaki Afganistan tecrübesi sonrası Rus kamuoyu karadan ordunun Rusya’ya girmesi noktasında mesafeli bir tutum izlemektedir. Hali hazırdaki durumda Rusya’nın Suriye’deki mevcudiyetinin ardında Putin’den cesaret madalyası alan Yarbay Dmitriy Utkin’in şirketin kurucuları arasında yer aldığı özel güvenlik şirketi Wagner’dir.

 

Blackwater mı? Spetsnaz mı?

 

Turan Taburu hakkında malumat son derece az olmakla birlikte, basına yansıyan haberlere göre Turan Tugayları ile ilk bilgiler 2014 yılında gün yüzüne çıkmaya başlamıştır. Suriye’de sayılarının 800 – 1200 arasında değişkenlik gösterdiği belirtilmekteyken genel itibariyle Orta Asya ve Kafkasya’daki Türk topluluklardan oluştuğuna dair ifadeler mevcuttur. Turan Taburları bir düzenli ordu değil, özel askeri şirket kimliğine sahip olması sebebiyle Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) Irak’ta kullanmış olduğu şu anda ismi Academi olarak değişen Blackwater isimli özel güvenlik şirketine benzetilmektedir. Bu durum, Blackwater’ın Irak’ta karıştığı suçlar ve bozuk sicili değerlendirildiğinde Suriye’de ne Esad rejimi ne de Rusya’nın sorumlu olduğu bir özel güvenlik şirketinin benzer suçlara karışabileceği olasılığına karşı endişeler yaratmıştır.

 

Turan Taburu ayrıca, Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği (SSCB) zamanında genelde Müslüman topluluklardan oluşturulan “Spetsnaz” isimli özel kuvvetlere de benzetilmektedir. Özellikle Afganistan’da görev yapan bu birliklere oluşum bakımında benzemesinin yanında Turan birliklerinin logosunun Hizbullah ile benzerliği dikkatlerden kaçmamaktadır. Zamanında Spetsnaz’da görev yaptığı iddia edilen kişilerin de aralarında bulunduğu 30 – 50 yaş arasındaki savaşçılardan oluştuğu öne sürülen Turan Taburu’nun, Suriye’de Palmira gibi yerlerde ve Hama’dan Deyr Ez Zor’a, birçok yerde terör örgütü IŞİD’e karşı savaşta yer alan silahlı kuvvetlerden biri olduğu söylenmektedir. 

 

Turan Taburu’nun Orta Asya ve Kafkasya’da yaşayan Türk topluluklardan oluştuğu ifade edilse de Estonyalı bir savaşçının Turan Taburu içerisinde yer aldığına ilişkin demeçleri Baltık ülkelerinden de paralı askerlerin bu birliğe katılımın olduğunu göstermektedir. Estonya’nın Parnu şehrinde doğan kendisini İvan olarak tanıtan ve Estonya’yı terk etmekten memnun bir Rus olarak tanımlayan bir paralı askerle ismi “Riyad Ferid Hicab” (isim muhtemelen mahlastır; söz konusu ad-soy ad Suriye’de 2011 senesinde Lazkiye Valiliği ve Tarım Bakanlığı görevlerinde bulunan ve ardından birkaç ay Başbakanlığı yürüttükten sonra Ürdün’e kaçan kişiyle aynıdır) adlı gazetecinin yaptığı bir röportajda savaşçıların Turan Taburu’nda aylık 15 bin dolar kazandıkları ifade edilmektedir. İvan isimli savaşçı, Suriye’ye Hizbullah ile bağlantıların da olduğu bir şekilde geldiğini söylemiştir. Bunun yanı sıra, röportajda işlenen aşağıdaki ifadeler son derece dikkat çekicidir;

 

- “Son zamanlarda Litvanya, Letonya ve Estonyalı askerlerin Orta Doğu’ya, özellikle Irak’a, uluslararası koalisyona katılmak için geleceğini duyduk. Bu konuda ne düşünüyorsunuz?

 

- Uzun süredir haberleri okumuyorum ama onlar için mutluyum. Peki, hangi amaca yönelik ve ne gibi nedenlerle, örneğin Suriye’ye, gidecekler? Bu ülkelerin hükümetlerinin Suriye ve Irak yetkililerinden resmi davet aldıklarını sanmıyorum. Durum şöyle olacak: askerlerinin çölde görev yapmasını isteyecek, bir uçağa bindirecek ve yabancı bir ülkeye gönderecekler ama burada kimse onları beklemiyor. Zaten hangi amaçla gelecekler? Mantıklı düşünelim. Savaş sona eriyor; Suriyelilerle İŞİD teröristlerinin kalıntılarını bitirmek, Nusra Cephesi’ni halletmek ve bir şekilde Kürt sorununu çözmek kaldı. Örneğin Letonya askerleri kim ile ve en önemlisi ne için savaşacak? Orta Doğu'ya gönderilmesi ve burada yaşamasının maliyetinin ne kadar olduğunu düşünün! (Medyada bildirildiği üzere Letonya'nın İŞİD'e karşı yürüttüğü operasyonda temsilci sayısı 20'ye yükselecek. Doğrudan teröristlere karşı askeri operasyonlara katılmayacaklar, ancak bir öğretim görevlisi statüsüne kavuşacak ve yerel askeri personel için eğitim verecekler - editör notu). Dahası, bildiğim kadarıyla, Baltık ülkelerinde, büyük sayıda olmasa da Orta Doğulu mülteciler yaşıyor. Eminim, aralarında iyi insanlar da var ama yüzde 100 olarak teröristlerle bağlantılı olanlar var. Vilnius'un veya başka herhangi bir şehrin sakinleri, bu kesinlikle düşünülmeyen kararın misillemesinde örgütlenecek birkaç terör eylemi için yetkililerine teşekkür edeceğini düşünmüyorum. Ya da ben belki bir şey bilmiyorum ve Baltık ülkeleri bölgede kendi siyasi çıkarlarına sahip.     

 

- Peki, senin çıkarların neler? Burada bulunmanız yasal mı? Yani Rus kanunlarından bahsediyorum.

 

- Öncelikle, ülkemin kanunlarına göre, bir paralı asker ve dolayısıyla bir suçlu; savaşta olan bir devletin vatandaşı olmayıp, çatışmaya para karşılığında katılmış olan kişidir. Rusya resmi olarak Suriye'de bulunmaktadır, bu yüzden askeri birime hizmet etmesem de belirli görevleri yerine getiren sıradan bir askerim. İkincisi, dürüst olalım, burada para kazanıyorum ve bu da çok önemli. Üçüncüsü, teröristler nerede olursa olsun her yerde tahrip edilmelidir. Bunu bizim devlet başkanımız Putin söyledi ve ben ona tamamen katılıyorum!”[3]

 

Gerçek mi? Kurgu mu?

 

Son günlerde yayınlanan bazı haber ve görseller ise Turan Taburu ile ilgili çok farklı bir tartışmayı gündeme getirmiştir. Buraya kadar yukarıda yapısı ve temel özellikleri anlatılmaya çalışan Turan Taburu’nun aslında bir kurgu olduğuna ilişkin tezlerin yayınlanması bu taburun varlığının sorgulanmasını da beraberinde getirmektedir. Rusya’da da çeşitli tarihlerde yayınlanan haberlerde Turan Taburu konusunda birtakım tutarsızlıkların olduğu vurgulanmıştır. Farklı yerlerde yayınlanan haberler karşılaştırıldığında bunun örneklerini görmek mümkündür. Rus gazetesi Moskovsky Komsomolets, Suriye’deki paralı askerlerin ayda 150 bin Ruble aldığını (yaklaşık 2 bin 600 Dolar) yazmış, komutanlara ise ayda 4 bin dolardan fazla maaş ödendiği belirtilmiştir.[4] Bunu yukarıdaki röportajdaki 15 bin dolar ifadesiyle karşılaştırdığımızda arada bir uçurum belirmektedir. Ayrıca bazı röportajlarda bölgede eski silahların kullanıldığı belirtilirken başka kaynaklar ise Rusların oluşturduğu vurgulanan bu birlikte NATO'da kullanılan silahların kullanıldığının altını çizmektedir.

 

İlk olarak belirtmek gerekir ki, Turan Taburu ile ilgili bilgilerin son derece az olması ve bilgiler arasındaki tutarsızlıklar konuyu geniş bir çerçevede detaylı olarak analizi zorlaştırmaktadır. Turan Taburu'nun bir Rus gazeteci Oleg Blokhin'in kurgusu olduğu ile ilgili birçok önemli iddia bulunmaktadır.

 

Twitter’da Esad’a yakın bir hesap olan “@IvanSidorenko1” profilinden daha sonra silinen bir gönderide Rus Muhabir Oleg Blokhin’in sosyal medya hesabında yayınlanan fotoğraflarından birisi yayınlanmıştır.

 

Öte yandan Turan Taburu üyelerinin fotoğrafı olarak yayınlanan az fotoğraflardan en fazla kullanılanın ise Oleg Blokhin’in bizzat kendisi olduğu iddia edilmektedir.

Kremlin’e yakın “Ren TV” kanalının eski kameramanı olan Aleksandr Rychkov’un ise fotoğraftaki diğer kişi olduğu yine iddialar arasındadır.

Bunların yanında Turan Taburu’nun Hayat Tahrir El Şam isimli örgüte yönelik operasyon yaptığına ilişkin sadece insan siluetlerinin bulunduğu video, SyriaFreeNews tarafından yayınlanmış, internet sitesinin alan adı ise Rusya’dan alınmıştır. Facebook grubu incelendiğinde ise yöneticinin fake bir hesap olduğu ve Blokhin’in bu grubun üyeleri arasında bulunduğu görülecektir. Yine, SyriaFreeNews isimli Youtube kanalı, bu kanalın kapatılmasından sonra Twitter’da “@ruswariors” isimli hesapta ve ardından Rus Vesna isimli internet sitesinde yer alan ve Turan Taburu’nun olduğu belirtilen videoya çok benzer bir video ise iki günce Lübnanlı Al Masdar News tarafından Hama’da çekilen Suriye’nin Kaplan Kuvvetleri’nin bir harekâtına ilişkin görüntülerdir.

Turan Taburu’nun Palmira’da olmasıyla ilgili haberin yayınlanması tarihine çok yakın bir zamanda Bolkhin Palmira’dan paylaşımlarda bulunmuş ve Hanaser’de çekilen Turan Taburu fotoğraflarında yine onun paylaştığı beçler görülmüştür. Bir iddiaya göre yine Estonyalı savaşçı ile yapılan röportaj da yine haberde fotoğrafı kullanıldığı görülen Oleg Bolkhin isimli gazetecinin bir ürünüdür. [5]

 

Değerlendirme

 

Rusya, geçtiğimiz günlerde Suriye’den çekileceğini açıklasa da burada şu ana kadar Kadirov tarafından gönderilen birlikler, özel güvenlik şirketlerine ait kuvvetlerin olduğu bilinmektedir. Ne var ki, Turan Taburu’nun burada ne şekilde faaliyet gösterdiği ile ilgili soru işaretleri tartışmaları da beraberinde getirmektedir. Suriye’de faaliyet gösteren Rus özel güvenlik şirketi Wagner’in faaliyetlerini daha gizli tutmak adına bir “Turan Taburu” kurgulandığı ve dikkatleri Wagner üzerinden çekmek için Turan Taburu’nun gündeme çıkartılmasının bu kurgunun amaçlarından biri olduğu ifade edilmektedir.[6] Öte yandan, eğer Turan Taburu bir kurgudan ibaretse Rusya’nın eski Sovyet ülkelerinden savaşçı devşirmesine ilişkin haberler bu ülkeler üzerinde hala etkin olduğu algısının pompalanması olarak da değerlendirilebilir. Bunların yanı sıra Suriye’deki yerel kaynaklar ise Turan Taburu gibi bir birliğin izini sahada görmediklerini ifade etmektedirler. Turan Taburu’nun bir kurgu olduğuna yönelik iddialar yabana atılır türden olmadığı gibi kuvvetlerin gerçekten Suriye’de yer aldığına ilişkin kalabalık birlik fotoğraflarına rastlanmaması bu kuşkuları artıran etmenlerden biri olmuştur.

 

Turan Taburu’nun Suriye’deki bir gerçek mi yoksa Rusya’daki bir kurgu mu olduğunu zamanla elimizdeki veriler arttıkça hep beraber göreceğiz; ama son iddialar gerçekliğinin ciddi şekilde sorgulanması gerektiğini gözler önüne seriyor.

 


[1] Russian Mercenaries in Syria, Warsaw Institute, 22 Nisan 2017.

[2] Kadirov, Suriye'deki Çeçen Askerlerinin Faaliyetlerini Anlattı, Sputnik Türkiye, 20 Nisan 2017.

[3] Сирийская встреча с балтийским акцентом: «эстонец» из отряда «Туран» - солдат президента Асада, http://baltnews.lv/authors/20171128/1021416357.html, Erişim Tarihi: 25 Aralık 2017.

[4] Rus Blackwater’ı Turan Taburu!, Vatan, 28 Kasım 2017.

[5] Turan — A New Private Military Company Fighting In Syria Or An Elaborate Hoax?, Conflict Intelligence Team, 6 Ocak 2018.

[6]  İlya Novitzky, РАЗОБЛАЧЕНИЕ «ТУРАНА»: ЗАЧЕМ СОЗДАЮТСЯ ФЕЙКОВЫЕ ЧВК?, https://cont.ws/@nowitsckij/818264, 9 Ocak 2018.

 

 

http://www.turksam.org/tr/makale-detay/1671-suriye-de-gizli-bir-gercek-mi-yaratilan-bir-kurgu-mu-turan-taburu
Bu sitede yer alan bilgiler TÜRKSAM adresi kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Tüm hakları Telif Hakları Yasası'nca korunmaktadır.
Kâr amacı güdülmez. Yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.

Sayfa 27149 kez görüntülendi.


Copyright © 2004 - 2014 TÜRKSAM - Tüm Hakları Saklıdır. Aktif 1135 ziyaretçi bulunmaktadır. Tasarım ve Programlama TÜRKSAM - Bilişim Teknolojileri Merkezi (BTM)