Rusya’nın İran nükleer politikaları konusundaki tutumları İran ve dünya açısından ciddi önem arz etmektedir. Ancak Rusya’nın İran nükleer politikaları konusundaki politikaları belirsiz ,çelişkili ve tutarlılığı olmayan bir politikalar görüntüsünü vermektedir. Rusya’nın Uluslar Arası Atom Enerji Ajansı'nın İran hakkında çıkardığı ültimatomu desteklemesi ve ardından Putin tarafından İran'ın nükleer çalışmalarının barışçıl amaç taşıdığının belirtilmesi çelişkili tutumun açık göstergelerdir. İran'a yönelik ültimatomu destekleyen Rusya, İran nükleer tesislerinde önemli paya sahiptir.
Rusya’nın bu çelişkili politikaları Rusya’nın bölgede ve kürsel sistemde karşılaştığı çelişkili konumun bir ürünüdür. Rusya yakın zamanda çok çelişkili ve karmaşık sorunular ile karşı karşıya kalmıştır. Rusya dış politika bir taraftan kürsel sistemde yerini bulma arayışı içinde diğer yandan yakın çevresinde etkinliğini artırma peşinde iken iç politika da toprak bütünlüğünü koruma peşinde ayrıca ekonomik gelişme arayışı içindedir. Söz konusun eğilimler Rusya’nın iç ve Dış politikadaki duruşunu karmaşıklaştırmaktadır.
Rusya’nın bu karmaşık duruşu İran nükleer enerjisi konusunda da kendini açıkça göstermektedir.Rusya bir taraftan İran'a önem vermektedir. İran-Rusya ilişkisi tarih boyunca inişli çıkışlı olsa SSCB'nin dağılmasının ardından iyileşme,derinleşme ve çok boyutluluk kazanarak devam etmiştir. Çünkü İran ve Rusya bölgesel açıdan ortak çıkar alanlarına veya her iki ülkenin bölgedeki çıkar tanımlamaları birbirine yakındır. Ayrıca İran-Rusya kürsel sistem konusunda da ortak bakış açısına sahipler.Her iki ülke tek kutuplu dünya düzeninden hoşnutsuz ve ABD'nin hegemonya arayışından ciddi şekilde rahatsızlar. Ayrıca Rusya , AB -İran ilişkisinden olan insan hakları konusunda kaygıya sahip değil ve İran'a bu konuda baskı yapmamaktadır. Rusya , AB’den farklı olarak demokrasi ve insan hakları meselesini dış politikasında takip etmediği için bu açıdan bölgedeki otoriter ve totaliter Devletlerin en yakın müttefiki olabilecek potansiyele sahiptir.
Rusya açısından İran'ın ABD karşısında direnmesi ABD'nin işini Ortadoğu, Kafkasya ve Orta Asya'da zorlaştırmakta ve bu durum Rusya'nın işine yaramaktadır. ABD'nin eline geçmiş bir İran Rusya’nın Orta Asya ve Kafkasya’daki konumunu altüst etme gücüne sahiptir. Rusya bu açıdan bakıldığında İran'a önem vermektedir. Bu açıdan bakıldığında nükleer güce sahip olan İran ABD'nin işgaline girmekten uzak kalır ve bu da Rusya’nın istediği durumdur.
Rusya İran nükleer tesislerinden ciddi şekilde ekonomik fayda sağlamaktadır. Söz konusu ekonomik çıkar Rusya’nın ekonomisi açısından önem ifade etmektedir. İran'ın nükleer çalışmaları Rusya'ya ekonomik açısından yarar sağlaması sebebi ile İran'ın nükleer çalışmalarının durdurulması Rusya’ya ekonomik açıdan zarar vermektedir..
Rusya diğer taraftan İran -ABD ve İsrail karşı durmasında İran'ın yanında gözükmek istememektedir. Çünkü söz konusu durum Rusya’nın Batı ile olan ilişkilerinin istemediği bir düzeye getire bilir.Rusya açıkça İran'ın yanında yer alarak ABD ve İsrail karşısında yer almak istememektedir.
Rusya ayrıca nükleer güce sahip olan İran'dan tehdit duymaktadır.Çünkü nükleer güce sahip olan Rusya’nın Orta Asya,Kafkasya ve Hazar havzasında çıkarlarını etkileye bilir. Ayrıca İran-ABD ilişkilerinin geleceğinin belirsizliği de bu tahdit algılamaları daha karmaşık hale getirmektedir. ABD ile iyi ilişkisi olan ve nükleer güç olan bir İran Rusya’nın istemediği bir seçenektir. Bu açıdan bakıldığında Rusya İran'ın elinde nükleer silahın olmasını istemeye bilir.
Rusya ayrıca İran nükleer konusunu ABD ve kendi arasında pazarlık konusu yapmak fikrini de taşımaktadır. Rusya içeride ciddi etnik sorun ile karşı karşıya dır ve bu sorunu çözmek için uluslar arası desteğe ciddi ihtiyaç duymakta ve bu bağlamda uluslar arası sistemden destek almadığından yakınmaktadır. İran’ın nükleer çalışmaları Rusya ve Batı arasında pazarlık konusu olabilir. Rusya , ABD'ye bu konuda koşullu destek verebilir ve bunun karşılığında kendi etnik sorununu çözmek bağlamında ABD'nin yardımını da isteyebilir.Bu olasılılık ciddi olsa da ancak Rusların ABD'nin politikalarına olan güvensizliği bu durumu olumsuz etkileyebilir.
Rusya’nın bu çelişkili tutumu hem İran açısında hem de ABD açısından sorunlu bir siyasal olgudur. Çünkü Rusya her iki tarafın bakışı açısından da güvenirliğini yitirmektedir. İran, çelişkili eğilim ve isteklere sahip olan Rusya’nın gelecekteki tutumlarına güvenerek politika üreteme şansı yoktur. Zira Rusya’nın nasıl davranacağını kestirmek mümkün değildir. Rusya güvenirliliği sorunu ABD açısında da geçerlidir. Rusya Güvenlik Konseyine veto hakkına sahip olan ülkedir. Rusya’nın istemediği karaları BM Güvenlik Konseyi'nden çıkartması mümkün değildir. Rusya’nın tutumu ABD açısından önemli olsa da ancak onu kestirmek zordur.
Rusya’nın İran ve ABD arasındaki nükleer gerginlik konusundaki tutumu özellikle BM Güvenlik Konseyi’ne taşındığı taktirde belirleyici olabilir. Rusya bu doğrultuda İran'ı korumaya değil temel çıkarlarına takip etme yoluna gidebilir. Bu açıdan bakıldığın İran'ın nükleer çalışmaları Batı ve Rusya arasında yeni bir iş birlik alanı olabilir. Bu iş birlik Rusya’nın güvenini kazanıldığı taktirde ortaya çıkması mümkündür. Batılıların ,Rusya’nın güvenini kazanmaları yakın zamandaki gelişmeler ışığında bakılırsa çok zor gözükmektedir. Diğer taraftan bakılırsa İran'ın nükleer konusu ABD-Rusya arasında tansiyon ve gerginlik konusu da olabilir. Çünkü İran,Rusya açısından önemli bir ülkedir. Bu önem Rusya’nın yaşamsal çıkarları ile ilintilidir. Ayrıca Rusya akılcı ve rasyonel politika üretemezse İran'ı da kaybedebilir. Söz konusu durum Orta Asya ve Kafkasya'daki güvenlik sistematiği Rusya'nın zararına değiştirebilir.