Üye Girişi | Yeni Üyelik
   18 Mayıs 2012 Cuma
Ortadoğu ve Afrika
Rusya – Ukrayna
Kafkasya
Türkistan
Asya – Pasifik
Güney Asya
Türkiye
Balkanlar
Amerika
Avrupa Birliği
Kıbrıs
Jeopolitik ve Strateji
Sivil Toplum Kuruluşları
Uluslararası Hukuk
Çok Taraflı İkili İlişkiler
Bilgi Yönetimi
Bilim ve Teknoloji Araştırmaları
Proje ve Kalkınma Yardımları
Medya
Uluslararası Örgütler
Karadeniz
Hakkımızda
Başkan
Yönetim Kurulu
Danışma Kurulu
Bilim Kurulu
Kadromuz
Temsilcilerimiz
TÜRKSAM'da Staj
Bağlantılar
E-Kitap
TÜRKSAM
Adres : Oğuzlar Mahallesi, Türkocağı Cad. 1388. Sok (eski 32. Sok), No: 52
Balgat / ANKARA

T :  0090. 312. 285 31 00 - T: 0090. 312. 285 00 66
F : 0090. 312. 285 00 71
Orta Asya’da Güç Dengeleri: Şanghay İşbirliği Örgütü Başbakanlar Toplantısı Sonrası
10 Kasım 2005 Uluslararası Örgütler [10] [12] [14] [16]
Dr. Nuraniye HİDAYET EKREM


Hakkında - Arşivi

Şanghay İşbirliği Örgütü, Nisan 1996’da Çin’in sınır problemlerine çözüm getirmek için Çin ve komşu dört devletlerle birlikte oluşturulmuş bir platform, Haziran 2001’de Özbekistan’ın katılmasıyla bölgesel ekonomik ve güvenlik işbirliği örgütüne dönüşmüş uluslararası bir teşkilattır. Bu da Çin’de yer alan bir şehrin adıyla anılan ilk bölgesel örgütüdür. Örgüte üye ülkeler 300 milyon metrekare toprağı kapsamakta ve Avrasya kıtasının 3/5’ine denk gelmektedir. 1.455 milyar nüfusa sahip olan bu örgüt dünya nüfusunun ¼’ini teşkil etmektedir. 2004’te Moğolistan ve 2005’te Hindistan, Pakistan ve İran’ın da örgüte gözlemci üye ülke olarak iştirak etmesiyle adı geçen örgüt artık Avrasya’nın en büyük ekonomik ve güvenlikle ilgili bölgesel teşkilatı haline dönüşmüştür. Şanghay İşbirliği Örgütü’nün 4. Hükümet Başkanları (başbakanlar) toplantısı, Rusya’nın bölgeye geri dönüş çabaları, Özbekistan’ın ABD üssünün çekilmesi beyanı, ABD Dışişleri Bakanı Condoleezza Rice’nin Orta Asya ziyareti, ABD Savunma Bakanı Donald Rumsfeld’in Moğolistan ziyareti ve Çin’in bölgede daha etkin olma girişimleriyle 26 Ekim 2005’te Moskova’da toplanmıştır.

Moskova’da gerçekleştirilen bu toplantı, geçen Temmuz ayında Örgütün Astana'da düzenlediği liderler zirvede alınan kararları hayata geçirilmesini esas almıştır. Başbakanlar seviyesinde istikrarı korumak, ticaret, teknoloji ve insancıl gibi herkesi ilgilendiren alanında işbirliği ilerletmek ve bölgesel işbirliği derinleştirmek üzerinde müzakereler yapılmıştır. Toplantıda başbakanlar, karşılıklı yararlı ve eşitlik ilkesi ortamında ekonomik işbirliğini geliştirme ve yatırım ortamlarını iyileştirme çalışmalarına ağırlık vermeyi kararlaştırmıştır. Başbakanlar 19 Şubat 2005’te Bişkek’te düzenlenen ekonomi-ticaret bakanları toplantısında enerji, ulaşım, telekomünikasyon, bilim ve teknoloji ve tarım alanlarındaki işbirliği ile ilgili mevzuatı onaylamıştır. Toplantıda özellikle enerji işbirliği ve enerji boru hattı üzerindeki işbirliğinin önemi ve aceleliğini vurgulamıştır. Örgüt, kendi ülkenin finans sektörü ve girişimcileri Orta Asya bölgesi büyük projeleri üzerine yönlendirmesine teşvik rolünü üstlenecektir. Başbakanlar, Çin’in örgüt için açtığı kredileri uygun kullanması, ulaşım alanındaki işbirliğini güçlendirmesi, çevre korunması ve kültürel değişim programın hayata geçirmesi gibi konularda müzakereler yürütmüşlerdir.

Başbakanlar, örgüt çerçevedeki işbirliğinin yeni gelişmeler elde ettiğini ve bundan dolayı örgütün uluslar arası itibarının yükseldiğini ifade etmişlerdir. Bir sonraki başbakanlar toplantısı 2006’da Duşenbe’de düzenlenecektir.

Çin Başbakanı Wen Jiabao, toplantıda yaptığı konuşmada Çin'in Şanghay İşbirliği Örgütü üye ülkeleri arasındaki işbirliğinin güçlendirmesi gerektiğini vurgulayarak bu konuda Çin'in kendi üzerine düşen görevleri icra etmesine hazır olduğunu açıklamıştır. Çin Başbakanı toplantıda imzalanan “Şanghay İşbirliği Örgütü’nün Bankalararası İşbirliği Anlaşması” ve “Şanghay İşbirliği Örgütü'nün İşadamları Komitesi'nin İlk Konsey Toplantısının Tutanağı” gibi belgelerin üye ülkeleri arasındaki işbirliğini arttıracağına inanmaktadır. Wen Jiabao, örgütün daha etkili haline gelebilmesi için Çin’in katkılarını da dile getirmiştir. Wen Jiabao’ya göre, Çin devleti Şanghay İşbirliği Örgütü üye ülkeleri için üç yıl zarfında 1500 profesyonel elemanı yetiştirecektir. Bunun yanı sıra faizi % 2 ve vadesi de 20 yıl olan 900 milyon ABD dolarlık tercihli kredi sağlanacaktır. Wen Jiabao, örgütün işbirliğinin eşitlik ve karşılıklı çıkar ve saygı ilkesine dayandığını ve örgütü üye ülkesi ile gözlemci ülkelerin el ele vermesi durumunda, örgütün işbirliği hedeflerine mutlaka ulaşılacağı kanaatinde olduğunu belirtmiştir. Ayrıca, Çin Başbakanı Wen Jiabao örgütün dışa açık ve diğer uluslar arası örgütlerle işbirliği yapacağı altını çizerek örgütün üçüncü bir ülkeye karşı olmadığını vurgulamıştır.

Şanghay İşbirliği Örgütü Genel Sekreteri Zhang Deguang’ın 27 Ekim 2005 tarihteki basın toplantısında ABD üssünün ne zaman geri çekileceği konusunu yine dile getirmiştir. Zhang Deguang’ın basın toplantısında, üye ülkelerin terörizm, bölücülük ve aşırıcılıklarla mücadelede yoğun çabalar harcayarak somut neticeleri elde ettiğini ve önümüzdeki dönemlerde bu alandaki işbirliğini daha da güçlendireceklerini açıklamıştır. Zhang Deguang, Orta Asya'daki uyuşturucu kaçakçılığıyla mücadele etmenin de Şanghay İşbirliği Örgütü'nün öncelikli görevleri arasında yer aldığını, bunun terör dahil her türlü suç eylemlerinin maddi zemininin ortadan kaldırması için yararlı olduğunu ifade etmiştir. Zhang Deguang da örgütün dışa açık bir teşkilat olduğunu ve bir askerî ittifaka dönüşmeyeceğinin altını çizmiştir. Rusya Devlet Başkanı Putin 26 Ekim tarihte örgüt üye ülkelerin başbakanları ve gözlemci ülke temsilcileri Kremlin Sarayı'ndaki kabulünde, terörle mücadele ve vatandaşların güvenliğini korumanın Şanghay İşbirliği Örgütü'nün başlıca görevleri olmaya devam etmesi gerektiğini dile getirmiştir. Yani üye ülkeler terörizmle mücadelede sıkı işbirliğine girmesini talep etmektedir.

Ayrıca üye ülkeleri bir dizi plan ve teklifleri sunmuştur. Rusya uzay çalışma alanında işbirliği yapması gerektiği çağrısında bulunmuştur. Ekonomik sıkıntısı olan Kırgızistan örgütün daha çok fakirlik sorunu ile ilgilenmesi konusunda dikkat çekmeye çalışmıştır. Özbekistan ise demir yol ağının inşa etmesi ve üye ülkeleri ile birlikte demir yolunun Afganistan ile İran ülkeleri bağlayarak üye ülkelerin Avrasya taşımacılık koridoru haline dönüşmesini teklif etmiştir.

Çin’in Örgüt Üzerindeki Çıkarları

Şanghay İşbirliği Örgütü, Çin’in inisiyatifi ile vücuda gelmiştir ve sınır güvenliğinden bölgesel güvenlik ile ekonomik çıkarlarını amaçlamıştı. Yani  üye ve gözlemci ülkelerin siyasal, ekonomi ve güvenlik çıkarları olduğu gibi, Çin’in de Şanghay İşbirliği Örgütü platformunda Orta Asya ve Rusya’nın enerjilerini elde etme ve kendi ucuz malların pazarı ve iş gücü üssü haline getirmeye çalışmaktadır. Aynı zamanda örgütün Çin-Rusya ilişkilerini sağlayan bir zemin olarak da değerlendirmektedir. Nitekim Çin Başbakanı Wen Jiabao toplantıda bir dizi somut ekonomik-ticaret işbirliği hakkında listesini sunmuştur. Wen Jiabao, örgütün en önemli işi üye ülkeleri ticaret ve yatırım için uygun çevre ve şartları hazırlaması olduğunu vurgulayarak, enerji, telekomünikasyon, altı yapı inşası, sınır bölge ticareti ve birlikte kuş gribi gibi alanlarında çok taraflı işbirliğinin yapılmasının zaruri olduğunu ifade etmiştir.

Çin hükümeti, Pekin’de bulunan Şanghay İşbirliği Örgütü Sekreteryası ve Taşkent’te bulunan Anti Terör Teşkilatı’nın sürdürebilmesi için finansal görevi üstlenmiştir. Üye ülkeleri arasındaki işbirliğini devam etmek için düşük kredileri sağlamaktadır. Yani örgütün ayakta kalabilmesi için her türlü masraflardan esirgememiştir. Bu çabalar doğal olarak Çin’in bölgeye önem verdiğini ve özel yaklaşım içinde olduğunu göstermektedir. 26-27 Ekim 2005 tarihleri arasında Çin Başbakanı Wen Jiabao örgüt toplantısı sırasında bazı ülke yöneticilerle görüşme fırsatını bulmuştur. Wen Jiabao’nun bu görüşmelerinde örgütün genel çıkarları dışında özel olarak üye ve gözlemci ülkelere yönelik politikasını anlaması için örnek teşkil etmektedir.

Çin Başbakanı Wen Jiaobao’nun Kazakistan Başbakanı Danial Ahmetov ile görüşmede, iki ülke arasında bu yıl tesis etdilmiş olan stratejik ortaklık ilişkisinin, ekonomik-ticaret özellikle enerji işbirliği ilişkileri nedeniyle ilerlemekte olduğunu ifade etmiştir. Somut bir gelişme ise Aralık 2005’te Kazakistan-Çin petrol boru hattı tamamlanacaktır. Kırgızistan Başbakanı Felix Kulov ile görüşme sırasında, Wen Jiabao iki ülke arasında imzalanan İyi Komşuluk Dostluk İşbirliği Anlaşması ve 10 Yılık İşbirliği Sözleşmesi’nin giderek uygulamaya başladığını vurgulayarak, Kırgızistan’ın dış politikasında Çin’e öncelik vermesi, Tayvan ile Tibet meselesinde Çin’e verdiği sözü tutması, üçüncü bir ülke ve Doğu Türkistancıların Kırgızistan’da Çin’in çıkarlarına zarar verebilecek faaliyetlerine izin vermemesi tutumuna teşekkür edeceğini belirtmiştir. Çin de her zamanki gibi Kırgızistan’ın egemenliğinin koruması, ülke içi istikralının sağlanması ve milli ekonomisinin geliştirmesi konusundaki desteğini devam edeceğini açıklamıştır. Kırgızistan Başbakanı Felix Kulov da iki ülke arasında yapılmış bütün anlaşmalara sadık kalacağını ve Çin ile  birlikte iki ülkenin güvenliği ve istikrarını tehdit eden üç güçlere” (ayrılıkçılık, radikal İslamcılık ve aşırıcılık) karşı sürdüren işbirliğini devam edeceğini beyan etmiştir. Çin Başbakanı Wen Jiabao gözlemci ülkelerin yetkililerle de görüşmüştür. Wen Jiabao Pakistan Başbakanı Şevket Aziz ile görüştüğünde, depremden dolayı karşılanan zorlukları ütüne gelmek için Çin tarafı yardımını devam edeceğini ve dermemi erken teşhis etmesi ilgili teknik desteğini açıklamıştır. Hindistan Dışişleri Bakanı Natwar Singh ile görüştüğünde iki ülkenin sınır anlaşmazlığı ile ilgili müzakereler yapıcı neticelerini elde ettiğini ve bu gelişmeler iki ülkenin bir çok zorluklardan sonra edinmiş olan dostluğuna katkıda olabileceğini, iyi komşu ve iyi dost olan iki ülke geleceğin barış ve refahına yönelik stratejik işbirliği ortaklık ilişkilerini geliştirmesinin iki ülke hatta dünya için önemli mana taşıdığını ifade etmiştir. Wen Jiabao İran Cumhurbaşkanı birinci yardımcısı Parviz Davudi ile görüştüğünde, iki ülke arasındaki siyasî ve ekonomi ilişkileri geliştiğini ve netice alındığını dikkate çekerek, Çin’in her düzey ve her alanda İran ile diyalog ve işbirliği yapacağını ve bölgesel ile küresel önemli sorunlar üzerindeki koordine ve karşılıklı teması arttıracağını belirtmiştir. Wen Jiabao’nun Moğolistan Başbakanı Tasahia Elbegdorj ile görüşmesinde, iki ülkenin altı yapı inşası esasındaki ekonomik-ticaret ilişkileri giderek derinleştiğini, eğitim ve kültürel alanındaki ilişkileri ve işbirliği giderek dinamik kazandığını dile getirerek, Çin-Moğolistan arasındaki iyi komşuluk, karşılıklı güven ve ortaklık ilişkilerini yeni bir seviyeye yükseltmesine hep birlikte çabalayacağını belirtmiştir.

 

Bu görüşmelerde Çin’in Kazakistan’dan enerji elde etmek ve Kırgızistan’dan güvelik özellikle sınır güvenliğini sağlamaya amaçladığı açıktır. Doğu Türkistan kökenli Uygurların en çok Kazakistan’da yaşamasına rağmen bu konuda Çin daha çok Kırgızistan’dan Çin’in güvenliğine zarar veren faaliyeti engellemesini istemektedir. Bu da Kırgızistan’da istikrarın henüz sağlanamadığı ve ABD’nin bu ülke konuşlandırmış askerî üssünden endişeli olduğunu göstermektedir. İfade edilen “üçüncü ülke” ABD ve “üç güç” ise ayrılıkçı Uygurlarının olduğu şüphe yoktur. Güney Asya’da jeopolitik rakipleri olan Pakistan ve Hindistan iki ülkeye karşı daha çok güvenlik çıkarını vurgulanmıştır. Çin-Pakistan arasındaki geleneksel dostane ilişkilerinin tersine Çin-Hindistan arasındaki güvensizlik ilişkileri yaşanmıştır. Son yıllarda Çin-Hindistan arasındaki karşılıklı güven attırma çabaları belli ölçüde netice almış olmasına rağmen Wen Jiabao’nun iki ülke arasındaki iyi komşuluk ile dostane ilişkilerinin stratejik işbirliği ortaklık ilişkilerini pekiştireceğini ileri sürmesinin iki ülke arasındaki ilişkilerinin henüz arzu ettiği seviyeye ulaşmadığını göstermektedir. Nitekim ileri yönelik Çin ve Hindistan aynı bölgede bulunan jeopolitik rakip konumdadırlar. Moğolistan ile olan ilişkilerinde de güvenliği esas almıştır ve ekonomik işbirliği zemininde Rusya ile Çin arasındaki bu tempon bölgenin tehdit yaratan bir ülke olmasından endişe duymaktadır. Moğolistan’ın Şanghay İşbirliği Örgütü’nde yer alması bu tehlikeyi ortadan kaldırma özelliğini taşımaktadır. Nitekim ABD ve Japonya’nın son yıllarda Moğolistan ile olan yakın ilişkileri de gelişmektedir. Çin-İran ilişkileri enerjiyi elde etmek gayretleri olmasına rağmen, Wen Jiabao, İran ile olan siyasî ilişkilerini de geliştirme eğilimdedir. Çin’in bu tutumu Rusya gibi ABD ve Batı ülkelerinin İran’a yönelik baskı politikasına karşı olduğunu bir ifadesidir. Yani Çin’in Şanghay İşbirliği Örgütü üzerinde güvenlik ve ekonomik çıkarları dışında ABD’nin bölgedeki etkisinden rahatsız olduğu aşikardır. 

 

Örgüt Güç Kazanıyor

Şanghay İşbirliği Örgütü’nün 4. Başbakanlar toplantısı bildirisinde ifade ettiği gibi örgüt uluslararasında giderek önem kazanmış ve aynı zamanda itibar da sağlanmıştır. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin 26 Ekim tarihte örgüt üye ülkelerin başbakanları kabulünde de örgütün uluslararası siyasette önemli bir güç haline geldiğini belirtmiştir. Putin, uluslar arası toplumun örgütün uluslar arası güvenliği için sarf ettiği her türlü çabalarını ve üye ülke halkların örgütün üye ülkelerin ekonomik kalkınma ve yaşam standardını yükseltme ve her türlü toplumsal sorunlara çözüm getirme alanındaki gayretlerini anlaması gerektiğini ifade etmiştir. Putin’e göre, örgütün üye ülkeleri ve gözlemci ülkelerin nüfusu 3 milyardır, bu ülkeler birlikte bir çok işleri yapabilmekte ve şüphesiz yeryüzünün bir çok halkın sosyal ve ekonomik arzusuna vekil olmaktadır. Nitekim örgüt kurulduğundan buyana ekonomik ve güvenlik çıkarları nedeniyle sağlam bir gelişme çizgisini devam etmiştir. Aynı zamanda güvenlik işbirliği çerçevede 2001’den buyana askerî işbirliği de yoğunlaşmıştır. Rusya’nın Şanghay İşbirliği Örgütü koordinatörü ve Devlet Başkanı özel vekili Vitaly Vorobyov 4 Eylül 2005’te basına yaptığı bir açıklamasında, Şanghay İşbirliği Örgütü askerî siyasal bloğu veya ittifaka dönüşmeyeceğini, ancak örgüt arasında askerî işbirliği yapması ve geliştirmesi dahil dışı olmayabileceğini ifade etmiştir. Rusya Academy of Geopolitical Problems kuruluşu Başkan Yardımcısı Leonid Ivashov’un 26 Ekim 2005 tarihte Interfax-Military News Agency’e verdiğini demeçte, Şanghay İşbirliği Örgütü aynen NATO gibi askerî potansiyeli sahip bir ittifakı haline gelebileceğini ileri sürerek,  bu ülkeler ittifakı oluştuğu takdirde dünya daha güvenli ve daha istikrarlı olacak ve dünya düzeni de tek kutuplu olmayacağını iddia etmektedir. Buna karşı Çin’in Fu-dan Üniversitesi Şanghay İşbirliği Örgütü Araştırmaları Merkezi Başkanı Zhao Huasheng, örgütün kesinlikle bir askerî teşkilatı olmadığını iddia etmektedir ve bunu üye ülkeleri arasındaki müzakerelerde askerî konuların olmadığını göstermektedir. Zhao Huasheng’e göre, Şanghay İşbirliği Örgütü’nün amacı ekonomik işbirliği, kalkınma ve bölge güvenliği sağlamaktır. Coğrafya veya siyasal ile ekonomik etkileri açından örgüt hiçbir zaman NATO’ya karşı koymayacaktır. 

 

Şanghay İşbirliği Örgütü, 2004 yılında gözlemci mekanizmasını hayata geçirmeye başlamış ve Rusya ile Çin arasında kalan Moğolistan ilk gözlemci ülke olmuştur. 2005 yılında Kazakistan’ın başkenti Astana’da düzenlenen örgütün liderler toplantısında uzun yıldır örgüte üye olmak isteyen Hindistan ile Pakistan ve 2005 yılının başında üye olma talebinde bulunan İran’ın gözlemci ülkesi statüsünü kazanmıştır. Rus yorumculara göre, örgütün bölge ülkelerin çıkarları sağladığı için daha esnek uygulamalar ve daha dinamik olması nedeniyle söz konusu üç ülkenin örgüte iştirak etmiştir. Nitekim bu üç ülke gözlemci olmasına rağmen hepsi üst düzey yetkilileri göndermiştir. Hindistan Başbakanı Natwar Singh, Pakistan Dışişleri Bakanı Şevket Aziz ve İran Cumhurbaşkanı yardımcısı Parviz Davudi toplantıya iştirak etmiştir. Şanghay İşbirliği Örgütü artık sadece Orta Asya’yı kapsamıyor aynı zamanda Güney Asya ve Ortadoğu bölgelerine de yayılmış durumdadır. Ancak üye ülkelerin çıkarları farklı olması nedeniyle ileri dönük sıkı işbirliği yapması güç olabilir. Rusya bu platform vasıtasıyla  uluslar arası siyasî gücünü artırmaya çalışırken, Çin ise ekonomik ve güvenlik çıkarlarını sağlamaya çalışmaktadır. Pakistan ile Hindistan, Rusya ile Orta Asya’da enerjileri elde etmek ve güvenlik çıkarını sağlamakla birlikte ikili ilişkilerinin gelişmesi için ayrı bir ortam yaratma peşindedirler. İran ise uluslar arası tarafından gelen baskıya karşı Rusya ve Çin gibi güçleri bulunduğu Şanghay İşbirliği Örgütü’nün desteklerine ihtiyaç duymaktadır. Orta Asya ülkeleri ise ABD’nin aksine kendi iç siyaset işleri ile ilgilenmeyen bu dış güçlerin arasında sıkışarak kendi kaderlerini elde tutmaya çalışmaktadırlar. Buna rağmen ABD’nin olmadığı bir bölgesel örgüt giderek etki yaratmaya başlamıştır.

 

Çin ve Rusya ilişkileri giderek yakınlaşma yolunda ilerlemektedir. İki ülke arasındaki stratejik işbirliği mekanizması da Şubat 2005’te hayata geçirilmiştir. Bu mekanizma zemininde iki ülke her türlü konuları müzakere etme imkanlarını sağlamakta ve ikili ilişkilerindeki problemlerin çözümü için karşılıklı güveni arttırmaktadır. AB’nin doğuya genişlemesi ve renkli devrimin patlak vermesi Rusya’nın stratejik çevresi giderek güvensiz haline geldiği bir ortamda, bölgenin güvenliği ve istikrarı için Moskova ve Pekin arasındaki işbirliği sağlamlaşma yolunda ilerlemektedir. Aynı zamanda Rusya’da da yaşanan “Çin tehdidi” yorumları gidermesi için Pekin de Rusya ile olan ilişkiler artırmakta ve Rusya ile olan stratejik işbirliğini derinleştirmeye çalışmaktadır. Çin açısından bölgenin güvenliği ve enerjiyi elde etmesi için uygun fırsatları yaratmış olacaktır. Russia in Global Affairs dergisinin editörü  Fyodor Lukyanov, Moskova’nın Washington’a kendisinin hala bölgenin önemli bir ülke olduğunu göstermeye ve Çin’in de büyümekte olan ekonomik gücüyle örgütü daha güçlü ve daha etkili yapmaya çalıştığını ileri sürmektedir.

 

Ekonomik alanında umduğu kadar bir gelişmeyi yakalamamış olmasına rağmen siyasî özellikle güvenlik alanındaki işbirliği hız kazanmıştır. Hindistan dahil Şanghay İşbirliği Örgütü üye ülkeleri arası yada birlikte askerî tatbikatlarını sürdürmektedir. Rusya ve Çin yetkililer ne kadar örgütün bir askerî ittifaka dönüşmeyeceğini iddia ediyorsa bile gelişmeler bu iddia altında askeri işbirliği devam etmektedir. Şimdilik terörizme karşı adı altında stratejik muharebe girişmektedirler. Heritage Foundation kuruluşunun araştırmacısı Ariel Cohen de prensip olarak üye ülkeler örgüt çerçevede askerî sorunları müzakere yapabileceğini belirtmektedir. Şanghay İşbirliği Örgütü kurulduğundan buyana bazı araştırmacılar onu NATO’ya benzetmeye çalışmıştır. Bazıları ise

 

Kırgızistan’da yaşanan “sivil darbe” olayı ve Özbekistan’ın Endican olayı sonrası Orta Asya cumhuriyetleri Rusya’ya yakınlaşma politikasını izlemeye başlamıştır. Kazakistan’ın Rusya ile ittifak ülkesi ilişkileri tesis etmesi, Özbekistan’ın Rusya ile olan ilişkileri müttefik seviyeye yükseltme talepleri, Orta Asya Birleşik Ordu’yu oluşturması ve Tacikistan’ın Rusya için ayrı bir üssü alanını tesis etmesi bölge dengesinin Rusya’ya kaydığı bir görünüm yaratmaktadır. Bu gelişmeler Çin’in etkisini nispeten azaltmaktadır. Orta Asya ülkeleri çok taraflı güvenlik politikasını benimsemiş ve büyük güçlerin arasında oluşturan dengeler ortamında kendi çıkarları sağlamayı amaçlamıştı. Ancak bu gelişmeler izlediği politikasının riskli olduğu kadar büyük güçlerin arasında sıkışmaktadırlar ve güç dengesi değişince politik tercihi yapmak zorunda kalmaktadırlar.

 

Güçler Mücadelesi

11 Eylül sonrası ABD’nin Afganistan’a yönelik askerî operasyonu sonucunda ABD de bölge dışı bir güç olarak Orta Asya’daki etkisini tesis etmişti. Bölge ülkeleri Şanghay İşbirliği Örgütü ile görüşmeden ABD’nin bölgedeki operasyona destek vermişti. Bölge ülke liderleri terörle başa çıkamıyordu ve ABD’nin sayesinde bu sorunları çözmekle birlikte yine ABD’nin sermayesi ile ekonomik kalkınmayı planlamıştı. Zaten Şanghay İşbirliği Örgütü’nü oluşturan temel sorunu da bölge güvenliği idi. ABD’nin bölge güvenliğiyle ilgilenmesi Şanghay İşbirliği Örgütü’nün fonksiyonunu zayıflaması demektir. Dolayısıyla bir çok araştırmacılar Şanghay İşbirliği Örgütü tarih olacağı yorumları yapmıştı. Halbuki gelişmeler bu görüşleri teyit etmemiştir. Özellikle Kırgızistan ve Özbekistan’daki ayaklanmalar sonrası bölge ülkeleri insan hakları ve demokrasi baskısı nedeniyle ABD’den uzaklaşmaya ve Rusya ile Çin’e yakınlaşmıştır. Özbekistan’daki ayaklanmalar şiddet yoluyla bastırıldıktan sonra Özbekistan Cumhurbaşkanı İslam Kerimov’un Pekin ziyareti Çin tarafından sıcak karşılamış ve siyasî ile ekonomik desteğini vermiştir. Çin-Özbekistan arasında 1.5 milyar dolarlık ortak yatırım projeyi hayata geçirmeye çalışmaktadır. Kerimov desteği Rusya’da da aramış ve istediğini elde etmiştir. Hatta 3 Ekim 2005’te AB’nin Özbekistan’a silah ambargoyu uygulama kararı alır almaz Rusya silah temin edebileceğini beyan etmiştir. Bu gelişmenin neticesinde Rusya ile Çin’i arkaya alan Kerimov, ABD’nin Özbekistan’daki askerî üssü geri çekmesi beyanıyla Özbekistan-ABD ilişkileri gerginleşmeye başlamıştır. Kerimov artık Rusya ile yakınlaşma politikayı izlemeye başlamıştır.

 

Rusya Dışişleri Bakanı Sergei Lavrov’un 24 Ekim 2005’teki Taşkan ziyareti sırasında Özbekistan’ın Kolektif Güvenlik Anlaşması Örgütü’ne (Collective Security Treaty Organization) üye olmanın işaretini vermişti. Özbekistan Cumhurbaşkanı Islam Karimov, 26 Ekim 2005’te Özbekistan’ın da 2005 ve 2006 yılının uygun bir zamanda Rusya’nın inisiyatifinde olan söz konusu örgüte iştirak edeceğini beyan etmişti. Yani Batı destekli GUUAM teşkilatından ayrılan Özbekistan siyasal ve güvenlik açından Rusya’nın yanında yer alacaktır. Söz konusu örgütte Rusya, Belarusya, Ermenistan, Kazakistan, Kırgızistan ve Tacikistan yer almakta ve Özbekistan dahil edildiği takdirde Çin’in inisiyatifinde olan Şanghay İşbirliği Örgütü’nün altı üyesinin beşi bu örgüte yer almış olacaktır. Bu durum Rusya’nın Şanghay İşbirliği Örgütü’ndeki etkisini arttırmakta ve Çin’in bölgedeki etkisini de kolayca kırabilmektedir. The Christian Science Monitor’un Rusya gazetesine dayanarak, Kolektif Güvenlik Anlaşması Örgütü ile Şanghay İşbirliği Örgütü’nün aynı bölge güvenlik işlevini paylaşmasına rağmen, jeopolitik önemi ön plana çıktığı için aralarındaki işbirliğine zarar vermemekle birlikte ilerde ABD’nin bölgedeki çıkarlarını adım adım sıkıştırarak uzaklaştırabileceğini iddia etmektedir. Kolektif Güvenlik Anlaşması Örgütü başkanı Nikolai Bordyuzha da daha önce söz konusu iki örgüt güvenlik dahil bir çok alanda sıkı işbirliği yapacağını ifade etmişti.

 

Bölgesel işbirliği çıkar dışında en önemli olan ABD faktöründen dolayı Rusya ile Çin arasındaki işbirliği özelikle Orta Asya’nın siyasî ve güvenlik işbirliği giderek artmakta ve Çin-Rusya ilişkileri belli bir çıkarlar üzerinde inşa edildiği için sağlam gözükmektedir. Ancak küresel veya bölgesel siyasal ve güvenlik değişimi sonucunda Çin-Rusya’nın Orta Asya’daki rekabetini körükleyebilme imkanı da mevcuttur. Orta Asya ülkeleri ABD’den uzaklaşma eğilimi ile beraber Pekin’e değil Moskova’ya yakınlaşmaya yol almıştır. Stratfor kuruluşunun yorumuna (Uzbekistan: Tilting Central Asia Toward Moscow) göre,  Orta Asya’da oluşmaya başlayan bu güç dengesi Rusya’nın ilgili politikası nedeniyle ABD ve Çin’in dengeleyebilmektedir.

 

ABD’nin Afganistan askerî operasyonu sonrası Orta Asya’daki değişim projesini tamamlamadan hemen Irak’a geçmesi Çin ve Rusya’nın bölgede tekrar güç kazanmaya fırsat tanımıştır. Orta Asya ülkeleri de Çin ve Rusya’ya geri dönme politikasını izlemeye başlamıştır. Nitekim Kırgızistan ve Özbekistan’da meydana gelen ayaklanmalar ve ABD’nin insan hakları ile demokrasileştirme korkusu nedeniyle söz konusu iki ülkeye yakınlaştırmakla Şanghay İşbirliği Örgütü’nü de güçlendirmiştir. Christian Science Monitor’de yer alan bir yorum yazısına (

ABD Dışişleri Bakanı Condoleezza Rice’nin Ekim 2005’teki Özbekistan dışında Orta Asya ziyaretinde Kırgızistan’daki askerî üssü sağlama almıştır. Halbuki Kırgızistan da bu konuda çıkışlı ve inişli bir politika izlemişti. Rice’nin ziyaretinde Kırgızistan dışında Kazakistan da hedefteydi.  Dışişleri Bakanı Rice,  13 Ekim 2005’te Kazakistan’ın başkenti Astana’da bulunan Eurasian National University’de Kazakistan’ın demokratikleşme yolunda Orta Asya ülkelerin lider ülke olmanın büyük fırsata sahip olduğunu vurgulamıştı. ABD’nin State for Economic and Business Affairs’nin başkan yardımcısı E. Anthony Wayne’nin Washington’da bulunan U.S. Chamber of Commerce kuruluşundaki konuşmasında, Kazakistan’nın Orta Asya’nın önemli ekonomik reform örneği ve bölgenin ekonomik motoru olarak değerlendirmiştir. Wayne, Washington’un Kazakistan’ın ekonomik kalkınma ve siyasal reforma destek verilmesini önermiştir. Washington’un enerji dahil her alanda Kazakistan’a yatırım yapmasını ve Dünya Ticaret Örgütü’ne üye olmasına yardımcı olmasını tavsiye etmiştir.

 

ABD’nin Orta Asya politikasının nasıl bir yolu takip edeceği bilinmemektedir. Demokratikleştirme politikası ters tepki yaratıyor ve bölge ülkeleri Rusya ile Çin’e yakınlaşıyor. Bölgedeki otoriter ülkelere destek verme politikası bu ülkenin otoritesini daha da güçlendirecek ve ABD’nin demokrasi değerlerine uymamaktadır. Üstelik ABD’nin her hangi Orta Asya politikası bölgenin en güçlü ülkesi Çin, Rusya ve Hindistan’ı da ilgilendirmektedir.  Heritage Foundation kuruluşunun kıdemli araştırmacısı Ariel Cohen, Şanghay İşbirliği Örgütü’ün dört yıl önce kurulduğunda Washington yetkililerinin bunu önemsemediklerini ve endişe etmenin bir nedeni olmadığı kanaatinde olduklarını, ancak şu andaki gelişmelerin onların bu görüşünün yanlış olduğunu gösterdiğini belirtmektedir.  Ariel Cohen, örgütün geleceğini yorumlarken, “Şanghay İşbirliği Örgütü’nün giderek büyümesi ve yeni meydan okumaları nihai Washington’u uyandıracaktır, ancak o zamanda korkarım geç olacaktır” olarak uyarmaktadır. (Tusam)

http://www.turksam.org/tr/a614.html
Arkadaşına Gönder 8688 kez okundu Yazdır
Paylaş: Google Yahoo FaceBook Mixx
Digg StumbleUpon Del.icio.us reddit Twitter
 
Yorumlar
   Başlık : 
  Yorum : 
(Yorum larınızı yaparken '<' ve '>' işaretlerini kesinlikle kullanamazsınız.) 

* Yorum yapabilmeniz için 'Üye Girişi' yapmanız gerekmektedir.

gunes -08.09.2008 18:52:53  
  ...
çok önemli bir yazı bu ancak o kadar çok dilbilgisi hatası var ki maalesef, neredeyse her iki cümleden biri böyle. siteye konmadan önce edit'lense çok daha güzel olurdu.

  
Bu sitede yer alan bilgiler TÜRKSAM adresi kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Tüm hakları Telif Hakları Yasası'nca korunmaktadır. Kâr amacı güdülmez. Yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
Sitede Ençok Okunanlar
Osmanlı Devletinde Ermeni Sorunu Ve Avrupa Devletlerinin Ermeni Politikaları
51357 kez okundu.
Türklerde Yeni Yıl: Nevruz Bayramı ve Törenleri
36704 kez okundu.
Montrö Boğazlar Sözleşmesi Yetmiş Yaşında
19809 kez okundu.
İran’ın Nükleer Çabaları: Hedefler, Tartışmalar ve Sonuçlar
18373 kez okundu.
Türklere Karşı Yapılan Soykırımlar ve Hocalı Soykırımı
16908 kez okundu.
Sitede Ençok Yorumlananlar
Atatürk’ün Türk Dünyasına Bakışı!
10 defa yorumlandı.
PKK Terör Örgütü’nün Dağdan İnmesi ve Karşılanmasındaki Sorunlu Süreç
6 defa yorumlandı.
Ermenistan ile İmzalanan Protokoller ve Bundan Sonraki Riskli Sürecin Analizi
5 defa yorumlandı.
Türklere Karşı Yapılan Soykırımlar ve Hocalı Soykırımı
4 defa yorumlandı.
Türk-İsrail İlişkileri Kopma Noktasında
4 defa yorumlandı.
Copyright © 2004 - 2012 TÜRKSAM - Tüm Hakları Saklıdır.
Şu an sitemizde gezinen 2111 ziyaretçi, 0 üyemiz bulunmaktadır.
Tasarım ve Programlama TÜRKSAM - Bilişim Teknolojileri Merkezi (BTM)
En iyi 1024x768 görüntülenir.