TÜRKSAM’da Staj ve Eğitim Programı Başvuruları Başladı

01.09.2022

BAŞVUR
DUYURULAR
AFGANİSTAN'DA TALİBAN'IN BİRİNCİ YILI

AFGANİSTAN’DA TALİBAN’IN BİRİNCİ YILI

Orta Asya’da çok kritik bir bölgede yer alan ve nerdeyse iki asırda kuruluşundan beri istikrarsızlık yaşayan Afganistan 1996 yılında olduğu gibi Taliban’ın yeniden iktidara gelmesini tanıklık etmiştir. Taliban’ın ilk döneminde katı ve baskıcı şerit kuralları uygulanmış, teknolojik aletler başta olmak üzere kendilerine göre İslam inancına aykırı bulduğu kitap, film, gazete, resim, heykel vs yasaklanmıştır. Ülkede kadınlar başta olmak üzere yaşayan herkes temel haklarından mahrum kalmış ve ülke tam bir karanlık döneme düşerek büyük bir kâbus yaşanmıştır.

Taliban’ın Ortaya Çıkışı

Yukarıda belirtildiği üzere 18 yüzyılın itibari ile Afganistan, Britanya başta olmak üzere Sovyetler Birliği ve Amerika Birleşik Devletleri’n etki alanı olmuş ve büyük güçlerin işgal ve işgal girişimlerine uğramıştır. İşgal ve işgal girişimlerine sonucunda Afganistan gerek dini, sosyal kültürel gerek ise ekonomik ve güvenlik açıdan sorunlarıyla karşı karşıya kalmış ve büyük kayıplar vermiştir. Bilhassa, 1979’deki Sovyetler Birliğin işgal girişimi ülkenin toplumsal düzenini tahrip edilmiş, ülkenin yüzde 99’ünü Müslüman nüfusu teşkil ettiği için bir yandan da ülke çapında işgale karşı mücadele etmek üzere kalkışan bir süre “İslamcı Hareketleri” Mücahidin adı altında akımları da beraberinde getirmiştir. 1989’de Sovyetler Birliğin Afganistan’dan çekilmesiyle birlikte 1992’de Sovyetler Birliğinin desteklediği Kabil’deki komünist rejimin çöküşüyle sonuçlanmıştır. Komünist rejimin çöküşünden sonra dış güçlerin yardım ile işgale karşı savaşı kazanan mücahit grupları Sıbgatullah Müceddidi liderliğinde bir hükümet kurmuştur. Fakat işgal döneminde omuz omuza Sovyetler Birliğe karşı mücadele gösteren mücahit grupları bu sefer iktidarı paylaşamayıp birbirleriyle çatışmaya girmiş Kabil başta olmak üzere Afganistan’ın büyük şehirlerinde de bir iç savaşın çıkmasına neden olmuştur. İç savaş döneminde ülke nerdeyse istikrarını kaybetmiş ve farklı bölgeler farklı savaş ağaları tarafından yönetilmiştir. Bu sırada tüm umudunu kaybeden Afgan halkı ülkede yaşanan durumlardan son derece rahatsız olup mücahit gruplara olan güvenini de yitirmiştir. Ülkede iç savaş yaşanırken Molla Mohammad Ömer liderliğinde Afganistan’ın güneyinde bulunan Kandahar şehrinde Taliban adlı yeni bir akım ortaya çıkmıştır. Mücahit grupların anlaşmazlıklarından yararlanarak kıssa süre içeresinde nerdeyse ülkenin yüzde 90’ı etkisi altına getiren Taliban ilk başta, yıllar boyunca savaş durumunda ve tüm umutlarını kaybeden Afganistan halkının gözünde kurtarıcılar olarak görünmüş olsa bile daha sonra halkın en büyük kâbusuna dönüşmüştür. Daha önce ismi hiç duyulmamış Taliban örgütünün nasıl ortaya çıkığı konusunda farklı görüşler söz konusu olsa da bu örgütü yakından tanıyan Pakistanlı yazar Ahmed Rashid şu şekilde ifade etmektedir. “Taliban, Afganistan’ın iç karışıklıklarla boğuştuğu sıralarda ortaya çıkan bir gruptur ve çoğu işgalde yetim ve öksüz kalmış Pakistan’daki medreselerde büyüyen çocuklardan oluşmaktadır. Afganistan’a barışı getirmek, halkı silahsızlandırmak, şeriatı uygulamak ve Afganistan’ın bütünlüğünü ve İslami karakterini savunmak gibi hedeflerde kısa sürede önemli başarılar elde etmiştir”[1]

Taliban kelimesi kavram olarak bir Arapça kelimesi olup talebe sözcüğünden gelmektedir.[2] Talebe kelimesi Arapça ’da bir şeyi aramak ya da tutmak anlamına gelirken Farsça çoğul eki eklenmesiyle meydana gelmiştir. Taliban var oluşundan biri Taliban İslami hareketi, Taliban grubu ve Tahrik Taliban gibi farklı isimlerle adlandırılmıştır.[3] Taliban’ın ilk döneminde Afganistan halkı özellikle kız çocukları ve kadınları katı ve sert kuralların uygulanmasından dolayı birçok temel hak ve özgürlüklerinden mahrum kalmıştır. Örneğin, tüm kız çocukların okulları kapatılması, kadınların ev dışında her hangi bir yerde çalışmasının yasaklanması, televizyon seyretmenin yasaklanması, fotoğraf çekmenin ve müzik dinlenmenin yasaklanması, tüm spor elbiselerinin giyilmesinin yasaklanması ve erkeklerin sakallarını uzun bırakmalarını emretmiştir. Taliban uyguladığı ve izlediği politikaları her ne kadar İslam dinine bağlasa da, İslam tarihinde bu tür tefsirler ve okumalar görülmemiştir ve çoğunluk olarak Afganistan halkının din görüşünü yansıtmamaktadır. Taliban’ın nasıl bu hızla kıssa sürede iktidara geldikleri konusunda farklı görüşler bulunsa da bu konuda Pakistan’ın rolü çok belirleyici olmuştur. Örgütün ortaya çıktığından biri Pakistan desteğini almış ve farklı alanlarda Pakistan’ın çıkarlarını korumuştur. Afganistan’ın en kalabalık etnik grubunu oluşturan Peştunlar Pakistan’da da bulunmakta ve daha çok ayrılıkçı fikre sahip olan Peştunlar Afganistan yönetimi tarafından kendi topraklarına katma ihtimali Pakistan’ın endişesine yol açmıştır. Bunun yanı sıra iki ülkenin kuruluşundan biri Durand hattının ve aynı zamanda Peştunistan iddiası İslamabad yönetiminin endişelerini artırmıştır.[4] Peştunistan meselesi iki ülke ilişkilerinde 70 yıllık bir krize yol açmasının yanı sıra iki ülke arasında iş birliği kurulmasını da engellemiştir. Kabil’deki yönetimler Pakistan’da bulunan Peştunları kendine daha yakın hissedip onların yönetimin başına gelmesi doğrultusunda politikalar izlemiştir. Pakistan ise ülkedeki Peştun aşiretleri kontrol altına tutabilmek için farklı yönetimler kullanmıştır. Pakistan’ın Taliban’ı desteklemesinin bir diğer nedeni ise, Afganistan’daki olan Hindistan nüfuzunu en az seviyeye indirmekle beraber Taliban’dan Hindistan’a karşı bir tehdit aracı olarak kullanmasıdır. Bunlarla birlikte Pakistan’ın Afganistan ekonomik olarak gerek kıssa dönemli gerek ise uzun dönemli çıkarları vardır. Örneğin, Afganistan’da güvenlik sağlandığında Türkmenistan’dan başlayıp Afganistan üzerinden geçecek olan doğalgaz ve petrol boru hattı, Karaçi Limanı’na ulaşımı mümkün kılacaktır. Bu projenin gerçekleşmesi halinde Pakistan’ın ihtiyacı olan enerji kaynaklarını elde etmekle beraber Karaçi’de kurulacak terminal sayesinde yılda 5-6 milyar dolar elde etmesi öngörülmüştür.[5]  Taliban hâkimiyetin döneminde de Afganistan’da savaş ve çatışma bitmemiştir. Peştunların da içinde bulunduğu Tacikler, Özbekler ve Türkmenlerden oluşan Ahmet Şah Mesut’un liderliğinde kuzey ittifak (Northern Movement or Collation) oluşturup Afganistan’ın farklı bölgelerde Taliban’a karşı direniş göstermiştir. Taliban’a karşı direnişin başı olan Ahmet Şah Mesut 11 Eylül 2001 olayların iki gün öncesinde kendilerini gazeteci tanıtan iki Arap terörist tarafından intihar saldırı sonucunda hayatına kaybetmiştir. Daha sonra bu olayı da Al-Kaida tarafından gerçekleştirildiği ortaya çıkmıştır.[6] 11 Eylül saldırıların ardından ve saldırıların baş sorumlusu olarak bilinen Al-Kaide lideri Usame Bin ladin Afganistan’da olduğu ve ABD tarafından derhal teslim edilmesi istenmiştir. Fakat Taliban yönetimi tarafından bu istek kabul görmeyince ABD Taliban’ın Usame Bin Ladin’i himaye ettiği gerekçesiyle başında Amerikan askerlerin bulunduğu bir koalisyon güçleriyle Afganistan’a işgal etmiş ve Taliban hükümeti devrilmiştir. O günden bu yana Taliban güçleri yabancı aktörleri ve Afganistan hükümetine karşı savaşıp ve 15 Ağustos 2021 tarihinde yirmi yıldan sonra yeniden Afganistan’ın hâkimiyetini ele geçirmiştir. Taliban’ın yeniden nasıl iktidara gelmesinin nedenlerine bakılacak olursa, yaklaşık 20 yıl süren Taliban’la olan savaştan ABD ve Nato istediği sonucu alamamış ve Taliban’la uzlaşma yolunu seçmiştir. Trump döneminde Zulmai Khalilzad’ın başında olduğu Taliban’la barış görüşmeleri uzun sürse de 29 Şubat 2020 tarihinde Doha’da ABD ve Taliban arasında bir antlaşma imzalanmıştır.[7] Sözü edilen antlaşmada ABD Al-Kaide başta olmak üzere Taliban’ın tüm terör örgütlerle irtibatını kesmesini ve faaliyet göstermemesi sözünü almış ve karşısında tüm Amerikan güçlerini Mayıs 2021 sonunda kadar ülkeden çekme kararını almıştır. Bunun ardından Taliban bir Tarafta Afganistan hükümetinin temsilcileriyle Doha’da barış görüşmeleri yaparken öte taraftan ülke genelinde Afganistan hükümetine karşı saldırılarının hızını da kat kat artmıştır. 22 Temmuz 2021 tarihinde son Amerikan askerin Afganistan’dan çekilmesi ardından Taliban kıssa sürede Afganistan’ın büyük şehirleri başta olmak üzere 15 Ağustos 2021 tarihinde başkent Kabil’e ele geçirmiştir.

Taliban iktidara geldikten sonra Afganistan’da neler oldu?

Taliban yönetimi başkent Kabil’i ele geçirmeden barış görüşmelerin sırasında ve öncesinde 1996’deki hâkimiyetin farklı olarak kapsayıcı ve tüm azınlık grupların dâhilinde bir hükümetin kuracakları, insan hakların ve kadın haklarına dikkate alarak saygı göstereceklerini ve birçoğu şeyler eski dönemi gibi olmayacağını Afganistan halkına inandırmaya çalıştıysalar de Afganistan’ın hâkimiyetini ele geçirir geçirmez bir önceki döneminde olduğu gibi uyguladığı sıkı ve sert uygulamalar Afganistan halkının ve özellikle kadınlarının endişe kaynağı olmuştur. Taliban Kabil’i ele geçirdikleri ilk günlerde ülke çapında genel af ilan etmiş eski cumhuriyet döneminde ordu, polis ve istihbarat başta olmak üzere yabancı ülkelerin ofislerinde ve uluslararası kurumlarla çalışanlara herhangi bir cezalandırma söz konusu olmayıp dokunmayacaklarını ifade etmiştir. Fakat medyaya yansıtan ve ortaya çıkan bilgiler bunun tersini göstermektedir. Aynı şekilde Taliban’a karşı ilk günlerde Pencşir şehrinde Ahmet Şah Mesud’un oğlu Ahmet Mesut liderliğinde direniş cephesi oluşturulmuş. Fakat Taliban bu şehri de ele geçirdikten sonra birçok savaş suçlarında bulunmuş ve çok sayıda yerel halk bu örgüt tarafından öldürülmüştür.[8] Bunun yanı sıra ülkenin Taliban eline düşmesinden sonra medya çalışanlara karşı sınırlamalar getirip ve çok sert bir politika izlemiştir. Örnek olarak, Etilaatroz gazetesinde çalışan ve Kabil’de kadın protestoları medyaya yansıtan iki gazeteci Taliban tarafından gözaltına alınarak işkence edilmiştir.[9] Bazı televizyon haber programlarında ülkede Taliban’ın yaptıklarını yanlış bulup eleştiren üniversite hocaları günlerce tutuklanıp bir daha bu örgüte karşı herhangi bir şey söylemeyeceklerine dair söz almıştır.[10] Taliban’ın ifade özgürlüğüne aykırı olan bu yaptıkları örgütün medya ve ifade özgürlüğüne saygı duymadıkları ve yok saydığı en büyük göstergesidir. Bununla birlikte Taliban’ın iktidara gelmesiyle son yirmi yılda kadın hakların ve kızların eğitim konusunda meydana gelen gelişmelerin de kaybedilmesi yönünde endişe duyulmaktadır. Taliban gücü ele geçirdikten bu yana sağlık sektörün dışında kadınların çalışmasını nerdeyse yasaklamış, öte yandan 12 Eylül’de Taliban yaptığı açıklamada erkek ve kız öğrencilerin sınıfları ayrı sınıflar halinde ayarladıktan sonra üniversitelerin başlayacağını söylemiştir. Fakat Afganistan üniversitelerinde yeterli derslikler bina ve ekipmanların bulunmadığı ve daha önemlisi eksikliklerin giderilmesi için bütçe gerektirmesi ülke genelinde kız öğrencilerin eğitim hakkından mahrum bırakılacağı anlamına gelmektedir. Kızların eğitimi konusunda kısalmalar sadece üniversitelerle bitmemiş, bahar ayın başlamasıyla ülke genelinde kızların dâhil okullara gitmeleri beklenirken Taliban 6.sınftan sonra kız çocukların okula gitmelerini belirsiz bir tarihi ertelenip engel konulmuştur.[11] Kız çocuklara hayal kırıklığına uğratan böyle bir uygulama gerek İslam dininde gerek ise Afganistan’da yaşayan toplumun görüşü olmayıp ve herhangi hukuki bir kaynağı da yoktur. Bunun yanı sıra Taliban yönetimi uluslararası arenada herhangi bir ülke tarafından tanınmamış ve diplomatik anlamda dış ülkelerle birkaç görüşme ve oturumla ilişkileri sınırlı kalmıştır. 1 Ağustos 2022 tarihinde Al Kaide liderin başkent Kabil’de ABD tarafından öldürülmesi uluslararası medyada gündem olmuş ve Afganistan’ın yeniden terör örgütlerin güvenli evi olarak olmaktan endişeler doğurmuştur. Ayrıca, Taliban’ın iktidara gelmesi devam eden Afganistan göç dalgalarını daha üst seviyelerine çıkarmıştır. Gerek siyasi elitler gerek ise ordu, polis ve istihbaratta çalışanlar ülkeyi terk etme durumunda bırakılmışlardır. Bununla birlikte ülkede oluşan ekonomik krizden dolayı göç dalgasında daha da artış bekleniyor.

Yukarıda belirtildiği gibi, daha önce hiç ismi duyulmamış Taliban örgütü Afganistan güneyinde bulunan Kandahar şehrinde ortaya çıkıp daha sonra komünist rejiminden sonra iktidara gelen Afgan mücahitlerin anlaşmazlıklarından yararlanarak ilk kez 1996’de Afganistan hâkimiyetini kazanmıştır. Fakat Afganistan Taliban’ın ilk döneminde bir karanlığa düşmüş ülke genelinde kadınlar başta olmak üzere tüm insanlar çok temel haklardan mahrum kalmış ve ayrıca Afganistan uluslararası arenada izole olmuştur. 11 Eylül 2001 saldıranların ardından ABD’ın işgaline uğrayan Afganistan Taliban’ın devrilmesine neden olmuş ve Afganistan’da yeni bir dönem başlamıştır. Taliban’a karşı savaş 20 yıl içeresinde istendiği sonucu verememiş ABD Taliban’la uzlaşı yolunu seçmek durumunda kalmış, 29 Şubat 2020 tarihinde ABD ve Taliban arasında bir antlaşmanın imzalanmasına neden olmuştur. ABD güçlerin Afganistan’dan çekilmesiyle birlikte zayıflaşan Afganistan merkezi devleti eski cumhurbaşkanı Aşref Gani’ın ülkeden kaçmasıyla 15 Ağustos 2021 tarihinde ülke Taliban’ın eline düşmüştür. Fakat Taliban iktidara gelmeden önce Afganistan halkına verdiği sözlerin arkasına durmayıp Afganistan yeniden bir karanlık döneme düştüğünün endişesi yaşanmakla beraber tarih tekerrür etmiştir.   

 

 


[1] Raşid, Ahmed. (2001). İslamiyet, Petrol ve Orta Asya’da Yeni Büyük Oyun. İstanbul: Mozaik Yayınları.

[2] Ahmadi, A. (2017). Dinsel Şidetin Sosyo-Politik Kaynakları:Taliban Örneği. Uludağ Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi, 7-8.

3 Ahmadi, A. (2017). Dinsel Şidetin Sosyo-Politik Kaynakları:Taliban Örneği. Uludağ Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi, 7-8.

4  Dashti, Z. (2022). ABD’nin Afganistan’dan Çekilmesi İle Taliban’ın Yeniden İktidara Gelmesi. Asya Araştırmaları Uluslararası Sosyal Bilimler Dergisi. 198-199.

[5] Kuğu, Ali Rıza. (2020). Afganistan’da İktidar Mücadelesi ve Dış Müdahale Sorunsalı: Uluslararası Toplum İçin Yeni Bir Yol Haritası, İstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Yayımlanmamış Doktora Tezi, İstanbul.

[6] Karakoç-Dora, Z. (2021). The Us-Led “War On Terror” İn Afghanistan: 2001-2021. Manas Sosyal Araştırmalar Dergisi, 174-176.

[7] state.gov. (tarih yok). https://www.state.gov/wp-content/uploads/2020/02/02.29.20-US-Afghanistan-Joint-Declaration.pdf adresinden alınmıştır

[8] Hashte Subh Daily. (11/03/2022). https://8am.af/: https://8am.af/the-release-of-the-video-of-the-shooting-of-a-young-man-from-panjshiri-was-reactive-after-six-months/ adresinden alınmıştır

[9] azadiradio. (2021, 11 9). https://da.azadiradio.com/a/31452477.html adresinden alınmıştır

[10] bbc.com. (2022, 01 08). https://www.bbc.com/persian/afghanistan-59900804 adresinden alınmıştır

[11] Hashte Subh Daily. (2022, 03 05). https://8am.af/keeping-girls-schools-closed-students-in-the-northern-provinces-of-kabul-we-are-disappointed/ adresinden alınmıştır