TÜRKSAM’da Staj ve Eğitim Programı Başvuruları Başladı

27.10.2022

BAŞVUR
Kurumumuz Bünyesinde Araştırma Asistanı Alınacaktır

21.09.2022

BAŞVUR
TÜRKSAM Burslu Uzman Yetiştirme Programı

27.10.2022

BAŞVUR
DUYURULAR
Avrupa'da Ukraynalı Mülteci Olmak

GİRİŞ

İnsanoğlu var olduğu andan itibaren hep bir savaş içindedir. Gerek tarih kitaplarında anlatılan savaşlar gerek arkeolojik kazı çalışmalarından gün yüzüne çıkan bulgularla bu çıkarıma varılmıştır. Yapılan bir araştırmaya göre, Tarihi boyunca yaklaşık 14.531 savaş meydana gelmiştir. Bunun anlamı, ortalama yaşamış olan yüz seksen beş kuşaktan sadece on tanesinin savaşla tanışmamış olduğudur. Her yıl ortalama olarak en az iki savaşın meydana geldiği göz önüne alındığında, insanlık tarihinin adeta savaşların tarihi olduğunu söylemek herhalde abartılı olmayacaktır. Örneğin, dünyanın en eski savaşlarından birisi olarak kabul edilen MÖ. 479 Platea Muharebesi’nden, 21. Yüzyılda Avrupa’nın ortasında Rusya-Ukrayna Savaşı’na giden süreçte ülkeler çoğunlukla savaşmıştır. Her savaşın acı neticeleri olmuştur. Ve maalesef ki bu acı neticeleri en çok sivil ve masum halk çeker. Bu bakımdan, devletler savaşmaya başladığından beri mülteci/sığınmacı sorunu da beraberinde gelir. Bu sorun sadece savaşan ülkeleri ilgilendirmeyip sığınmacıların gittikleri ülkeleri de ilgilendirmektedir. Sığınmacılar, gittikleri ülkelere doğrudan ekonomik, kültürel, demografik vb. sorunları da beraberinde götürürler.

Mülteci sorununun etkileri, gittikleri ülkelerin vatandaşlarını da yakından ilgilendirmektedir. Sığınmacı olarak gidilen ülkenin; sosyal, ekonomik ve hukuki düzeninde toplumun temel yapısını yerinden oynatacak sorunlar oluşturabilmektedir. Sığınmacıların sayısıyla orantılı olarak sorunlar karmaşık hale gelebilmektedir. Toplumda etnik açıdan huzursuzluk çıkması kaçınılmazdır. Dolayısıyla toplumun huzurunun bozulmaması, ekonomik kalkınma planlarının alt-üst olmaması ve demografik yapının bozulmaması için her ülkenin mültecilere yönelik politikaları vardır. Mülteci sorunu Avrupa’yı yakından ilgilendiren sorunların başında gelmektedir. Çünkü sığınmacıların öncelikli tercihi Avrupa topraklarıdır. Bu yüzden Avrupa Birliği’ne üye ülkeler sığınmacıların ülkelerine kontrolsüz girmelerini engellemek adına mülteci sorununu ile 1992’den beri yakından ilgilenmektedir.

2011 yılında Suriye’de başlayan iç savaştan kaçan Suriyeli sığınmacı kaynaklı sorunu daha çözüme kavuşamadan, 24 Şubat 2022 tarihinde başlayan Rusya-Ukrayna Savaş’ı dünya gündemine tabiri caizse bomba gibi düşmüştür. Savaşın patlak vermesiyle savaşın ortasında kalmak istemeyen ve çocuklarını savaşın acı yüzüne karşı korumak isteyen Ukrayna halkı; İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi, Madde 14’e göre; “Herkes zulüm karşısında başka 

memleketlerden mülteci olarak kabulü talep etmek ve memleketler tarafından mülteci muamelesi görmek hakkına haizdir.” ifadesine istinaden kendilerine hem gönül hem de sınır kapılarını açan ülkelere gitmişlerdir. Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği tarafından yapılan açıklamaya göre; Ukraynalıların mülteci olarak başvurduğu ülkelerin başında Polonya, Romanya, Macaristan ve Belarus yer almaktadır. Hal böyle olunca Avrupa, bugün sayısı 5 milyonu geçen Ukraynalı mülteci sorunuyla karşı karşıya kalmıştır. Sonuç olarak, mülteci/sığınmacı meselesinde kesin çözümüne bir süre daha varılamayacaktır.

Bu araştırma, Rusya-Ukrayna Savaşı ile başlayan Ukraynalı mülteci sorununu ele almakla birlikte, Ukraynalı mültecilerin Avrupa’daki mevcut durumu ve haklarının neler olduğu incelemesini de kapsamaktadır.  Savaş, hala dünya gündeminde ilk yerini korurken, insanların bilgilenmesi için ortaya çıkan birçok haberler hem bilgi kirliliğine neden olmakta hem de konunun anlaşılmasını zorlaştırmaktadır. Bu nedenle bu çalışma, resmi sitelerde açıklanan mülteci sayıları ile Avrupa ülkelerinin, Ukraynalı mülteciler için izlediği politikaları inceleyip bilgilendirmeyi amaçlamaktadır.

Bu tezin ilk bölümünde; çalışmanın temel kavramları olan ‘mülteci’, ‘sığınmacı’ ve ‘göçmen’ tanımları açıklanacak ve birbirleri arasındaki kavram farkları ele alınacaktır. Ayrıca, Türkiye’de geçici koruma kavramının ne olduğu incelenecektir. Tezin, hangi kuramsal çerçeveyle yazıldığına yer verilecektir. Araştırmanın ikinci kısmında, 2022 Rusya-Ukrayna Savaşı’nın neden çıktığını daha iyi anlamak için geçmişten günümüze bu iki ülkenin sorunları kısaca anlatılacaktır. Daha sonrasında, 2014 Donbas Savaşı ve Kırım’ın İlhakı ile 24 Şubat 2022 tarihinde başlayan savaşın başlama nedenleri ele alınacaktır. Araştırmanın üçüncü kısmında, Avrupa’nın Ukraynalı mülteciler ile Suriyeli mülteci/sığınmacı arasında neden ikiyüzlü politika sergilediklerini daha iyi kavrayabilmek için AB Müktesebatı’nda mülteciliğin ne olduğundan kısaca bahsedilecektir. Sonrasında, AB’nin Suriye ve Ukraynalı mültecilere uyguladığı ikircikli politika ve Avrupa’nın Ukraynalı mülteciler için izlediği mülteci politikalarının neler olduğundan değinilecektir. Araştırmanın dördüncü ve son kısmında, hangi ülkede ne kadar Ukraynalı mülteci var, Ukraynalı mültecilerin son durumu nedir, mülteci olarak ne gibi hukuki haklara sahip oldukları ve Türkiye’deki Ukraynalı göçmenlerin durumlarının neler olduğu incelenecek; değerlendirme ve politika önerileri ile tez sona erecektir.

Sonuç olarak bu araştırmada, Rusya-Ukrayna Savaşı ile başlayan Ukraynalı mülteci sorununu ele alınmakla beraber, AB’nin Ukraynalı ve Suriyeli mülteci arasında uyguladığı ayrıcalıklı politikayı yorumlamak ve Ukraynalı mültecilerin Avrupa’daki mevcut durumu ve haklarının neler olduğu incelemesini yapabilmek amacıyla yazılmıştır.