Kurumumuz Bünyesinde Stajyer Alınacaktır.

13 Şubat 2023

Staj Başvurusu
Kurumumuz Bünyesinde Grafik Tasarım Uzmanı Alınacaktır!

13 Mart 2023

İş Başvurusu
DUYURULAR
ABD Temsilciler Meclisi, Türkiye'nin F-16 Alımına İlişkin Şartları Yasa Tasarısından Çıkardı

Kaynak: AA, 7 Aralık 2022

ABD'nin 2023 savunma bütçesini de içeren Ulusal Savunma Yetkilendirme Yasa (NDAA) tasarısının son halinden, Temsilciler Meclisince Türkiye’nin F-16 alımını sınırlandırmak üzere konulan maddeler de çıkarıldı.

ABD Kongresinin iki kanadından senatör ve temsilcilerin yer aldığı konferans komitesi, 857 milyar dolarlık savunma bütçesini de içeren NDAA tasarısına son halini verdi.

Anadolu Ajansı, kongrenin iki kanadının genel kurulunda oylanacak tasarı metninin son haline ulaştı.

Tasarının son halinde, Rum lobisine yakınlıklarıyla bilinen New Hampshire Temsilcisi Demokrat Chris Pappas, Florida Temsilcisi Cumhuriyetçi Gus Bilirakis, New York Temsilcisi Cumhuriyetçi Nicole Malliotakis ve New Jersey Temsilcisi Demokrat Frant Pallone dahil 18 temsilci tarafından sunulan ve tasarının Temsilciler Meclisi versiyonuna eklenerek kabul edilen Türkiye’ye F-16 satışlarını kısıtlayıcı koşullara bağlayan maddeler yer almadı.

İlgili maddelerin çıkarılması, daha önce New Jersey Senatörü Bob Menendez ile Maryland Senatörü Chris van Hollen’ın sunduğu benzer maddelerin NDAA tasarısının Senato versiyonuna eklenmemesinin ardından geldi.

Temsilciler Meclisinde kabul edilen söz konusu eklemelerle, Silah İhracatı Kontrol Yasası kapsamında Türkiye’ye yeni F-16 satışının yapılmaması ve F-16 modernizasyon kitlerinin satılmaması hükmü konulurken, bu maddenin muafiyeti ise şu şartlara bağlanıyordu:

"Senato ve Temsilciler Meclisi ilgili komitelerine söz konusu satışın ABD’nin önemli ulusal güvenlik menfaatlerine temas ettiği ve bu silahların Yunan hava sahasını mükerrer şekilde ihlal etmeyeceğini temin etmek için atılacak somut adımlar sunulduktan sonra başkan bu maddeye muafiyet uygulayabilir."

Menendez ve van Hollen’ın sunduğu maddeler Senato tasarısına eklenmezken, Pappas ve destekçilerinin sunduğu tasarı Temsilciler Meclisinde 14 Temmuz’da kabul edilmiş ve eklenmişti.

Kongreden bu adımın gelmesinde, Türk diplomatların ve Dışişleri Bakanlığının Washington’daki çabalarının etkili olduğu ifade ediliyor.

İlgili maddelerin konferans komitesinde çıkarılmasıyla, Türkiye’nin F-16 alımına yasa gerekçesiyle bazı kısıtlamalar getirme kozu ABD Kongresinin elinden alınmış oldu ancak silah satışının yapılabilmesi için yönetimin sunduğu satış tebligatına kongreden itiraz gelmemesi gerekiyor.

Diğer taraftan, başta Menendez olmak üzere Türkiye karşıtlığı ve Rum lobisine yakınlığı bilinen kongre üyeleri, her fırsatta Türkiye’ye F-16 satışını engelleyeceğini açıklıyor.

Türkiye, ABD’den 40 yeni F-16 Blok 70 savaş uçağı ve envanterindeki 80 uçak için ise modernizasyon kiti talep ediyor.

TÜRKSAM Haber Analiz

Türkiye’nin 2017 yılında Rusya ile S-400 hava savunma sistemleri konusunda sözleşme imzaladığına ilişkin açıklamada bulunmasının ardından, Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ile Türkiye arasında S-400 krizi yaşanmıştır. ABD, Türkiye’nin S-400 alımını güvenlik zemininde değerlendirerek karşı çıkmış, Türkiye’yi F-35 savaş uçağı programından çıkartırken, Türkiye’ye F-16 uçağı satışını da askıya almıştır.

ABD Başkanı Joe Biden, göreve geldikten sonra Türkiye’ye F-16 savaş uçaklarının satışının gerekliliğini vurgulamış, böylece F-16 satışlarına ilişkin müzakereler 2021 yılında başlamıştır. 2022 yılında ise müzakereler yoğunluk kazanmıştır.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Eylül 2022 tarihinde yapmış olduğu bir açıklamada, ABD, Türkiye’ye F-16 savaş uçağı satışını gerçekleştirmezse, Türkiye’nin başta Rusya olmak üzere farklı üreticilerden tedarik edeceğini ifade etmiştir.

Türkiye’nin envanterinde 240 civarı F-16 savaş uçağı bulunmaktadır. Türkiye, bu uçakların hem nicelik olarak hem de nitelik olarak üst teknolojik versiyonlarına ihtiyaç duymakla birlikte, filoda bulunan mevcut uçakların da modernizasyonu gerekmektedir.

12 Ekim 2022’de bu konuya ilişkin ABD, çarpıcı bir karar almış, Türkiye’ye F-16 satışını koşullara bağlayan iki şartın çıkarıldığı açıklanmıştı. Bu şarta göre, Türkiye, satılacak savaş uçaklarıyla Yunanistan hava sahasını ihlal etmeyecek ve ABD’nin çıkarlarına uygun şekilde kullanılacağına dair garanti vermek zorunda olacaktı. ABD’nin bu tutumu, Türkiye’nin ulusal güvenliği doğrultusunda vereceği kararlara ‘müdahil’ olacağı anlamına gelmektedir. ABD’nin kabul edilemez bu yaklaşımı sürecin bir süre daha tıkanmasına yol açmıştır.

Türkiye, Suriye ve Irak’ta yürüttüğü terörle mücadele kapsamında sınır ötesi operasyonlar için hava savunma sistemi envanterinin arttırılmasına ve modernizasyonuna ihtiyaç duymaktadır. Bölgede önemli bir aktör olan Türkiye’nin güvenlik noktasında ivedi talepleri doğrultusunda ABD dışındaki alternatif kanallara yönelmesi pek tabii olup, ABD’nin karar kıldığı koşullar çerçevesinde satın alma faaliyetinin gerçekleştirilmesi olanaksızdır.

ABD Temsilciler Meclisi’nin, Türkiye’ye F-16 satışına ilişkin ön şartları Ulusal Savunma Yetkilendirme Yasa (NDAA) tasarısından çıkarması bu konuda atılan önemli bir adım olmuştur. Şimdi ise Kongre’den çıkacak karar beklenmektedir. Kongre’de Ermeni ve Rum lobilerinin oldukça yoğun olması nedeniyle çıkacak karar dikkatle beklenilmektedir. Eğer olumsuz yönde bir karar çıkarsa bunun bir yasal dayanağı olmayacaktır. Bu sebeple konu lobi faaliyetlerine rağmen, Kongre’den olumlu karar çıkacağı yönündeki beklentiler oldukça fazladır.

ABD Temsilciler Meclisi’nin yasa değişikliği birlikte F-16 satışına ilişkin ön koşul içeren maddelerin kaldırılması kararına bakıldığında, S-400 krizi sürecinde yaptırım kararı almaya yönelecek kadar iki ilişkileri açmaza sokan ABD’nin, bugünkü nazariyesindeki değişim oldukça dikkat çekicidir. Bu hususa bakıldığında öncelikli olarak ABD’nin, artık Türkiye’deki pazarının önünü kapatmak istememesi önemli bir etkendir. Bunun yanı sıra Rusya-Ukrayna Savaşı’nın başlamasının ardından krize dönen gıda tedariği sıkıntısının, Türkiye liderliğinde ve arabuluculuğunda imzalanan Tahıl Koridoru Anlaşması sonucu çözüme kavuşması da önemli faktördür. Bu kararın alınmasında bir diğer nokta da Türkiye’nin denge siyaseti izleyerek birçok hususta Asya-Avrupa arasında köprü konumunda olması ve Türkiye ile Rusya ilişkilerinin olumlu düzeyde seyretmesidir.