Kurumumuz Bünyesinde Stajyer Alınacaktır.

13 Şubat 2023

Staj Başvurusu
Kurumumuz Bünyesinde Grafik Tasarım Uzmanı Alınacaktır!

13 Mart 2023

İş Başvurusu
DUYURULAR
Afgan Erkekler, Eğitim Hakkı Yasaklanan Kadınları Desteklemek için Sınıfları Terk Etti

Kaynak: Independent, 23 Aralık 2022

Taliban'ın kadın öğrencilerin eğitim kurumlarına alınmasına izin vermeyen katı önlemlerini protesto etmek için çok sayıda erkek sınıfları terk etti ve Afganistan'daki üniversitelerdeki birçok profesör istifa etti. Ancak Taliban'ın eğitim bakanı, kız öğrencileri uygun şekilde başörtüsü takmamakla ve "Afganistan kültürü" ile uyuşmayan bilim konularını takip etmekle suçlayarak rejimin kadınların kolej ve üniversitelerde okumasını engelleme kararını savundu.

Eğitim Bakanı Nida Mohammad Nadim, “Kızlar ziraat ve mühendislik okuyorlardı ama bu Afgan kültürüne uymuyordu. Kızlar öğrenmeli, ancak İslam'a ve Afgan onuruna aykırı alanlarda değil" dedi. Binlerce kadını eğitimden mahrum bırakan hareketin, üniversitelerde hala rejim altında yürütülen cinsiyetlerin karıştırılmasını durdurmak için “gerekli” olduğunu da sözlerine ekledi. 

Üniversitelerde görev yapan yaklaşık 60 profesör, görünüşe göre artık kendilerini eğitecek hiçbir yolu kalmamış olan ülkenin kadınlarına yapılan adaletsizliği gerekçe göstererek görevlerinden istifa etti.

TÜRKSAM Haber Analiz

Afganistan'da Taliban geçici hükümetinin Eğitim Bakan Vekili Nida Muhammed Nedim’in üniversitelerde kız öğrencilerin eğitimlerinin askıya alınması kararını açıklamasının üzerine Türkiye de dahil olmak pek çok ülkeden ve uluslararası örgütten tepkiler gelmeye devam ediyor. Bu tepkilerin asıl nedenine baktığımızda ise Taliban yönetiminin aldığı tek bir karardan ziyade, kadınlara karşı tutumu karşımıza çıkıyor.

Yönetime gelmeden önce de İslam dinine dayandırılarak, kadınların sosyal hayattan kısıtlanması için büyük uğraşlar veren Taliban, özellikle ülkede yönetimi ele geçirdikten sonra da kadınların yaşamdan soyutlanması için ellerinden gelen her türlü çabayı sağlıyor. Taliban rejiminin altında bir kadın olarak yaşamak aslında bazı temel insan hakları da dahil olmak üzere, pek çok haktan yoksun bir hayat sürmek anlamına geliyor. 

Tesettür zorunluluğu, yanında bir erkek refakatçi olmaksızın sokağa ya da uzun yolculuklara çıkamama, kız çocuklarının orta öğretimden dışlanması, kadınların iş hayatından uzaklaştırılarak evlere hapsedilmesi gibi uygulamalar; Taliban son bir yılda Afgan kadınlara koyduğu zorunluluklardan yalnızca bazıları. Son olarak kadınların eğitim hakkının da elinden alınmasıyla beraber, burada yaşayan kadınların aslında yıllarca süren mücadelelerle beraber kazandığı haklarının da elinden alındığını bizlere gösteriyor.

Bunlar Taliban’ın son bir yılda Afgan kadınların elinden aldığı temel insan haklarından yalnızca birkaçı. Son bir yılda Afganistan’da kadınlar, 20 yılda elde ettikleri neredeyse tüm hakları kaybetti. Kimliğini gizleyerek, başka ülkelere sığınarak biraz daha insancıl şartlarda yaşamak isteyen kadınlar ve bu kadınlara hukuki ya da başka alanda yardımcı olmak isteyen sivil toplum kuruluşları ise Taliban’ın dur durak bilmeyen şiddetli tepkilerinin kurbanı oldu.

Öte yandan, 12 ülkenin dışişleri bakanları ile Avrupa Birliği (AB) Yüksek Temsilcisi, Afganistan'daki Taliban yönetiminin kız öğrencilerin üniversite eğitimlerini askıya alma kararına ortak tepki gösterdi. Ancak bu ülkeler ve kuruluşlar hala yaşanan insan hakları ihlallerinin farkında değil. Çünkü zaten kadın haklarına hiçbir zaman yeterli önemin verilmediği dünyada, yine benzer şekilde yaşanan psikolojik ve fiziksel şiddete karşın kimse yeterli derecede çaba göstermiyor. 

Bu durum bir taraftan da olayların yaşandığı coğrafyadan kaynaklanıyor. Tıpkı tüm dünyanın odağındaki Rusya Ukrayna Savaşı’ndan kaynaklanan göç dalgalarına ve göçmenlere takınılan tutum ile Suriye ve Afganistan’dan gelen göçmenlere takınılan tutumun aynı olmaması gibi; Afganistan’da çok açık bir şekilde kadınları ikinci cinsiyet olarak bile görülmediği, neredeyse kadınların yaşam haklarının bile elinden alındığı bir pozisyona düşmesine karşı gerekli adımlar atılmıyor. 

Tüm bunlar göz önüne alındığında Taliban gibi katı bir yönetim altında dahi, kadınların bir noktada kendi hayatları, hakları için direneceğini söylemek pek de yanlış olmayacaktır. Tıpkı İran örneğinde olduğu gibi, kadınların direnişi bir noktada, yapılması gerekeni yapmayan tüm ülkelerin hayranlıkla izlediği bir olguya dönüşecektir. Tıpkı birkaç aydır İran’da, 1918’de İngiltere’de ya da 1975’te İzlanda’da olduğu gibi, Afganistan’da yaşamak ve var olmak için ayağa kalkan kadınları görmemiz kaçınılmaz bir gerçekliktir.