Kurumumuz Bünyesinde Stajyer Alınacaktır

12 Aralık 2022

BAŞVUR
Kurumumuz Bünyesinde Video Editörü, Grafiker ve Sosyal Medya Uzmanları Alınacaktır

6 Aralık 2022

BAŞVUR
DUYURULAR
İkinci Karabağ Savaşı Ekseninde Ermenistan-İran İlişkileri

Sovyetler Birliği’nin dağılması sonrası Kafkasya coğrafyasında yaşanan değişim İran’ı da önemli biçimde etkilemiştir. Başlangıçta bölgedeki Rus etkisinin azalmasını fırsat bilen İran, Avrasya’daki gücünü attırmak için bazı hamleler yapsa da uluslararası güçlerin bölgeye yönelmesiyle kendi güvenliğini sağlamak üzere yeni politikalar geliştirmek durumunda kalmıştır. Bu bağlamda da sınır komşusu Ermenistan ile ilişkilerine ayrı bir önem vermeye başlamıştır. Ermenistan ise, coğrafi olarak dar bir konumda olması ve tarihsel problemler yaşadığı Türkiye ve Azerbaycan ile kara sınırının kapanması sebebiyle İran ile diplomatik ilişkiler geliştirmek zorunda kalmıştır. İran, Sovyetler Birliği’nin feshedilmesiyle bağımsızlığını kazanan Ermenistan’ı 25 Aralık 1991 tarihinde resmi olarak tanımış ve 9 Şubat 1992 tarihinde Ermenistan Dışişleri Bakanı Raffi Hovhannisyan’ın Tahran’ı ziyaretiyle de iki ülke arasındaki diplomatik temaslar başlamıştır. Uzun tarihe ve köklü medeniyete sahip olan İran hem bölgesel hem de küresel ölçekte önemli bir aktördür. İran için kuzey komşusu olan Azerbaycan ile ilişkiler birçok yönden önem taşımaktadır. İlk olarak İran’da çok sayıda Azerbaycan Türkü yaşamaktadır. Bu durum İran’ın iç, dış ve güvenlik politikalarına etki etmektedir. İkinci olarak Azerbaycan, İran’ın diğer bir komşusu olan Ermenistan ile Dağlık Karabağ nedeniyle çatışma içerisindedir. Azerbaycan işgal altındaki Dağlık Karabağ topraklarını kurtarmak için Türkiye, İsrail, ABD gibi ülkelerle çeşitli alanlarda ilişkilerini ilerletmektedir. Bu durum İran-Azerbaycan ve İran-Ermenistan ilişkilerine etki etmektedir. Üçüncü olarak İran ve Azerbaycan önemli enerji kaynaklarını barındıran Hazar Denizine kıyıdaş durumdadırlar. Nitekim 12 Ağustos 2018 tarihinde uzlaşıya varılan Hazar Denizi’nin hukuki statüsü ve halen canlılığını koruyan Hazar enerji kaynaklarının dünya piyasalarına ulaştırılması ile ilgili güzergahlar İran-Azerbaycan ilişkilerinde baskın konulardan olmuştur. Dördüncü olarak Güney Kafkasya hem bölgesel hem de küresel güçlerin rekabet ettiği bir jeopolitik bölgedir. İran’ın 1979 İslam devriminden bu yana Batı ve özellikle ABD ve İsrail ile sorunlu olan ilişkileri de bu denkleme katıldığında İran’ın Azerbaycan ve Ermenistan politikası daha önemli hale gelmektedir. Son olarak 27 Eylül-10 Kasım 2020 tarihleri arasında meydana gelen ve Azerbaycan’ın Ermeni işgali altındaki topraklarının büyük bir bölümünü kurtarmasıyla sonuçlanan İkinci Karabağ Savaşı, Güney Kafkasya’nın tümünde jeopolitik denklemi değiştiren etkiler doğurmuştur.

1. Ermenistan-İran Arasında Sosyo-Kültürel Bağlar

Ermenistan ve İran arasındaki sosyo-kültürel bağların en önemli unsuru sayılarının yüz bin ile yüz elli bin civarında olduğu tahmin edilen İran Ermenileridir. Ermeni azınlığın İran’da temel hak ve özgürlüklere sahip olduğu ve genel olarak hayatından memnun olduğu söylenebilir. İran için Ermeni nüfusu hem ABD ve Avrupa Birliğinde etkin olan Ermeni diasporasıyla ilişkilerini geliştirmek ve kendisine yönelen insan hakları ihlalleri suçlamalarını hafifletmek hem de özellikle ABD’deki nüfuzlu Yahudi örgütlenmesini Ermeni lobisi yardımıyla biraz olsun kontrol altına almak açısından önemlidir. Ayrıca İran Ermenilerinin belirli bir refah ve mutluluk içinde yaşamaları, İran’ın Ermenistan’la olan ilişkilerine de pozitif olarak yansımaktadır. Ermenilerin İran’da ibadet özgürlüğü mevcuttur, ülkede 200’den fazla kilise bulunmaktadır. Alkol kullanımının serbest olduğu, spor ve dans gibi sosyal faaliyetlerin yapıldığı kendilerine ait kulüpleri de bulunmaktadır. Ermenilerin İran’da kendilerine ait basın yayın organları da vardır. Ermenistan da karşılık olarak İran’ın dini hassasiyetlerine özen göstermektedir. Ermenistan’daki tek cami, İran tarafından 1998’te restore edilen Erivan’daki Gök Mescittir. 1765 yılında İran hükümdarı Nadir Şah döneminde Hüseyin Ali Han tarafından yaptırılan cami Sovyetler Birliği döneminde yıllarca Erivan Tarih ve Zooloji Müzesi olarak kullanılmıştı. Günümüzde bina tekrar cami vasfına bürünürken ayrıca burada dini seminerler ve Fars dili kursları da verilmektedir. 

2. Dağlık Karabağ Sorunu ve Ermenistan-İran İlişkileri

Dağlık Karabağ, Azerbaycan’ın Kür ve Aras ırmakları ile günümüzde Ermenistan sınırları içerisinde bulunan Gökçe Gölü arasındaki dağlık bölge ile bu bölgeye bağlı ovalardan meydana gelen Karabağ bölgesi içinde coğrafi olarak yalnızca 4392 km2’lik bir alanını oluşturan bir bölgedir. 1988–1994 yılları arasında gerçekleşen Dağlık Karabağ Savaşı nedeniyle hem Azerbaycan hem de Türkiye, Ermenistan sınırlarını kapatarak Ermenistan için İran’ın önemini daha da artırmışlardır. Bu gelişmelere istinaden İran, 1991 yılında SSCB’den bağımsızlığını alan Ermenistan’ı aynı yıl içerisinde resmen tanımıştır. İran’ın Dağlık Karabağ Savaşı’nın devam ettiği dönemde kendisi gibi Şii nüfusa sahip Azerbaycan yerine Ermenistan’a verdiği destek, ikili ilişkilerin gelişmesine önemli katkı sağlamıştır. Nitekim bu süreçte İran ile Ermenistan arasında önemli askeri ve ekonomik anlaşmalar yapılmıştır. Karabağ’ın İran- Ermenistan, İran-Azerbaycan sınırına yakın ve uluslararası müdahaleye açık olması sebebiyle İran, arabuluculuk faaliyetlerinde bulunup resmi söylemlerinde Ermenistan’ı kınasa da Dağlık Karabağ problemini Azerbaycan için baskı aracı olarak kullanmaya devam etmiştir. Bu durum İran ve Ermenistan arasındaki stratejik iş birliğinin güçlenmesinde etkili olmuştur.

3. İkinci Karabağ Savaşı ve Ermenistan-İran İlişkilerine Etkisi

27 Eylül-10 Kasım 2020 tarihleri arasında meydana gelen ve Azerbaycan’ın Ermeni işgalinde bulunan topraklarının büyük bölümünü kurtarması ile sonuçlanan İkinci Karabağ Savaşı, Güney Kafkasya jeopolitiğinde ve İran’ın Güney Kafkasya ve Azerbaycan politikasında büyük etkiler yaratmıştır. Öncelikle Azerbaycan, Ermenistan işgali altındaki bölgeleri kurtararak İran sınırının tümünde kontrolü yeniden sağlamıştır. Bu kapsamda 765 kilometrelik Azerbaycan-İran sınırının 1994 yılından beri Ermenistan işgali altında bulunan 132 kilometrelik bölümü yeniden Azerbaycan egemenliği altına alınmıştır. Bu durumun zıttı olarak İran-Ermenistan sınırının uzunluğu 40 kilometreye düşmüştür. 

İran, hem Ermenistan’a hem Azerbaycan’a komşu olan bir devlet olarak tutumu en fazla merak edilen aktörlerden birisi idi. Savaş boyunca izlediği tutum berrak bulunmamış ve Azerbaycan kamuoyunda güçlü tepki nedeni olmuştur. Sadece Azerbaycan Cumhuriyeti değil, İran’ın sınırları dahilindeki Azerbaycan Türkleri de çeşitli vasıtalarla tepki göstermiştir. Tahran’ın bu tepkileri anlamak yerine tepki gösterenleri tutuklamak, hapsetmek, suçlamak gibi bir yola başvurması belki de en yanlış tercih olmuştur. Ermeni tarafından zaman zaman gösterilen İran’a ilişkin olumlu kanaat veya memnuniyet de bunda çarpan etkisi yapmıştır. Bu yaşanan gelişmeler Ermenistan-İran ilişkilerini de pekiştirmiştir. 

İkinci Karabağ Savaşı ve sonrası Azerbaycan ile Türkiye arasındaki siyasi, askeri, ekonomik ve kültürel ilişkilerin artması, Türkiye’nin Rusya Federasyonu ile Ortak Gözlem Merkezinde görev yapması ve Azerbaycan’daki askeri varlığı ile ortak düzenlenen tatbikatlar İran’ı endişeye sevk etmektedir. Ayrıca Türkiye’nin İkinci Karabağ Savaşında Azerbaycan’a sağladığı siyasi ve askeri desteğin, Ankara’nın Azerbaycan ve İran’da yaşayan Azerbaycan Türkleri üzerinde etkisini artırması da Tahran’ın dikkatini çekmektedir.

Ermenistan ise bağımsız olduğu günden bugüne her zaman desteğini aldığı Rusya’dan yeterli ilgiyi görememiştir. Bunun en önemli sebebi ise Amerikan yanlısı Paşinyan Hükümetidir. Rusya kendince Ermenistan’ı cezalandırmış ve Ermenilerin beklediği desteği İkinci Karabağ Savaşında göstermemiştir. Bir diğer önemli sebebi ise Türk-Rus ilişkileridir. Rusya'nın Türkiye ile olan ilişkilerinde yaşanan değişimin, Rusya’nın Ermenistan ile olan ilişkilerine yansımalarda bulunduğu görülmektedir. Rusya, Türkiye ile bir çok konu ve bir çok bölgede önemli iş birliği içerisindedir. Türkiye’nin Karabağ konusundaki hassasiyetini anlayarak Türkiye’yi karşısına almak istememiştir. Bunun neticesinde Ermenistan güneydeki komşusu İran ile münasebetlerini geliştirme mecburiyetinde kalmıştır.

Başka bir güç olan İsrail’in, Azerbaycan ile ilişkilerini geliştirmesi aynı zamanda Ermenistan-İran yakınlaşmasına da sebep olmuştur. İsrail’in özellikle İkinci Karabağ Savaşında Azerbaycan’a vermiş olduğu destek dünyada ses getirmiş hatta kötü olan Türk-İsrail ilişkilerini de olumlu yönde etkilemiştir. Azerbaycan, İsrail ile ilişkilerini üst seviyeye çıkararak Dağlık Karabağ’ın işgal edilmesi sebebiyle sorun yaşadığı Ermenistan’ın ABD’deki lobi gücünü de dengelemeye çalışmıştır. Bu bağlamda Azerbaycan’ın İsrail’le geliştirdiği ilişkileri, Yahudi lobisinin etki kapasitesi sayesinde kendisine Amerikan siyaset çevrelerinde güçlü bir destek sağlamış ve Ermeni lobisinin Azerbaycan aleyhine yürüttüğü çalışmalara zincir vurmuştur. Hem Amerika’dan hem Rusya’dan arzuladığı desteği alamayan Ermenistan kendini Kafkasya’da yalnız hissetmiş ve soluğu güney komşusu İran’dan almaya çalışmıştır. İran ise hem İsrail’in hem de Türkiye’nin Azerbaycan’a verdiği destekten rahatsız olmuş, kuzey sınırlarının değişmemesi gerektiğini üst mecralarca defalarca dile getirmiştir.

SONUÇ

Dağlık Karabağ’daki Ermeni işgalinin, Azerbaycan ordusu tarafından bertaraf edilmesi İran’ı endişelendirmiş ve Ermenistan ile daha yakın temaslar kurmaya zorlamıştır. Ermenistan ve İran’ın giderek kuvvetlenen bağları oldukça dikkat çekmektedir. İki ülkenin stratejik olarak yakınlaşmasının arkasında bir çok farklı konu bulunmaktadır. İran, kendi topraklarında çok kalabalık Azerbaycan Türkü nüfus barındırmaktadır. Bu durum İran’ın İkinci Karabağ Savaşı ve Ermenistan ile olan ilişkilerine yansımaktadır. Bunun yanı sıra bölgesel jeopolitik çekişmede Azerbaycan’ın farklı ülkelerle geliştirdiği ilişkiler de İran’ın bölgesel mücadelesinde çekindiği bir diğer unsurdur. Dolayısıyla İran için Ermenistan, stratejik önemini korumaya devam edecektir. Ermenistan ise en çok destek gördüğü ülkelerce yalnız bırakılmış, bölgede sadece güney komşusu İran kalmıştır. Bu durum Erivan yönetiminin İran ile siyasi, ekonomik ve askeri iş birliğini devam ettirmesini zorunlu kılmaktadır.

 

KAYNAKÇA

ÇİÇEKÇİ, Ceyhun , ‘’İkinci Dağlık Karabağ Savaşı Işığında İsrail-Azerbaycan İlişkileri: Yapısal ve Analitik Bir Çerçeve’’, Güvenlik Çalışmaları Dergisi, Yıl: 23 Cilt: 23 Sayı: 2 Aralık 2021, Ss.267-285.

EKİCİ, Yunus , ‘’Azerbaycan ve Ermenistan Arasında Bitmeyen Dağlık Karabağ Sorunu’’, Vakanüvis Uluslararası Tarih Araştırmaları Dergisi, c. 2, s. 1, Sakarya, Mart 2017, ss.62-77.

KARADAĞ, Sinem , ‘’İran-Ermenistan İlişkileri ve Belirleyici Dinamikler’’, İNSAMER, 29.07.2019, Analiz, s.2-3

KELKİTLİ, Fatma Aslı , ‘’Soğuk Savaş Sonrası Ermenistan-İran İlişkileri: Gelişen Ve Derinleşen Bağlar’’, Ermeni Araştırmaları Dergisi, Sayı 46, 2013, 129-142.

OKYAR Onur ,’’ İran Ekseninde Türkiye-Ermenistan İlişkileri: Anlaşmazlıktan Kazanca’’, Hitit Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi - Cilt 10, Sayı 2, Aralık 2017, ss.1181-1206.

SARIKAYA, Yalçın , ‘’İran’ın İkinci Karabağ Savaşı Tutumu: Takke Düştü Kel Göründü’’,  Giresun Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Dergisi, 2021,, 7(1), ss.84-103.

SAPMAZ, Ahmet , ‘’İran’ın Azerbaycan’a Yönelik Dış Politikası: İkinci Karabağ Savaşı’nın Belirleyiciliği’’, SDE Akademi Dergisi, Sayı 4, Cilt 2, 2022, ss.12-43.

TÜYSÜZOĞLI, Göktürk , ‘’Rusya-Türkiye İlişkilerindeki Değişimin, Rusya Ermenistan İlişkilerine Yansımaları’’, Karadeniz Araştırmaları Dergisi, 15/58, 2018, ss.216-239.

 

Bunlarda ilginizi çekebilir

Tümünü görüntüle