Kurumumuz Bünyesinde Stajyer Alınacaktır.

13 Şubat 2023

Staj Başvurusu
Kurumumuz Bünyesinde Grafik Tasarım Uzmanı Alınacaktır!

13 Mart 2023

İş Başvurusu
DUYURULAR
Rusya’dan Tayvan’a Kontrterör ve Kontrespiyonaj Analizi

Rusya'daki son terör saldırısının ortaya çıkardığı karmaşa ve kriz ortamının, Rusya'daki mevcut yönetimi zayıflatmak ve hedef almak amacıyla tasarlanmış stratejik planlarla yakından ilişkili olduğu görülmektedir. Bu stratejilerin geliştirilmesi ve uygulanması, uluslararası düzeyde etkili düşünce kuruluşları arasında yer alan RAND Corporation ve Orta Asya ve Kafkasya Enstitüsü'nün Silkroad Studies Programı tarafından gerçekleştirilmektedir.

Özellikle, Amerikan Konsolosluğu'nun 7 Mart'ta "to include concert" ifadesini kullanarak yaptığı önceden duyuru ve ardından 23 Mart'ta gerçekleşen terör saldırısının bir konser salonunda gerçekleşmesi, uluslararası ilişkilerde derinlemesine bir analiz ve strateji belirlemeye işaret etmektedir. Bu olayın küresel boyutta bir oyunun parçası olduğu düşünülmektedir.

Asya'dan Pasifik'e kadar terörizm ve istihbarat faaliyetlerini geniş bir perspektiften incelemek ve bu belirli olayı, paramiliter güç unsurları ve paravan şirketlerin katkılarını da dikkate alarak analiz etmek, bölgesel coğrafyanın jeopolitik ve jeostratejik hedeflerini daha geniş bir çerçevede değerlendirmek için önemlidir. Bu tür bir analiz, bölgesel aktörlerin karşı karşıya olduğu güvenlik tehditlerini ve fırsatları daha iyi anlamalarını sağlayabilir. Ayrıca, uluslararası toplumun bu tür olaylara nasıl yanıt vermesi gerektiği konusunda da fikirler sunabilir. Bu bağlamda, belirli bir bölgenin jeopolitik dinamiklerini anlamak, küresel güvenlik ve istikrarın sağlanması açısından kritik bir öneme sahiptir. Sonuç olarak, bu tür analizler ve stratejik planlar, uluslararası düzeyde güvenlik ve istikrarın sağlanması için önemli bir adım olabilir. Ancak, bu tür stratejilerin etkili bir şekilde uygulanabilmesi için çok taraflı iş birliği ve koordinasyon gerekmektedir. Bu, uluslararası toplumun ortak çabalarıyla mümkün olabilecek bir hedeftir.

Rusya'nın uluslararası ilişkilerdeki stratejik hamleleri, özellikle ABD ve NATO'nun yayılmacı politikalarına karşı bir tepki olarak şekillenmiştir. Bu kapsamda, Rusya'nın Primakov Doktrini ve Putin Öğretisi gibi stratejik yaklaşımları, özellikle Ukrayna Savaşı'na müdahale ve Batı destekli terör ve istihbarat faaliyetlerine karşı koyma konusunda temel birer referans noktası olmuştur. Rusya, bu çerçevede Wagner ve RSB gibi paramiliter güçleri sahaya sürerek, kendi toprak bütünlüğünü ve oluşturduğu De Facto devletleri (Donbass, Lugansk, Transdinyester, Güney Osetya, Abhazya) desteklemiştir. Bu adımlar, Batı'nın bölgedeki etkisine karşı bir karşı hamle olarak değerlendirilmektedir.

Karadeniz coğrafyası ve Kafkasya'nın kontrolünü elinde tutma hedefiyle hareket eden Rusya, özellikle Ermenistan'ın AB ülkeleri ve ABD ile yakın ilişkiler kurma girişimlerine karşı önlemler almıştır. Bu önlemler arasında, Rus askeri üslerinin varlığı, metalürji tesisleri, enerji sektörü, sınırların kontrolü, istihbarat ağı ve Rusya'da yaşayan Ermeni iş insanlarının etkisi önemli rol oynamaktadır.

Ermenistan'ın Rusya ile kara bağlantısı olmamasına rağmen, ülkenin ordusu ve yetkilileri, Rusya'nın askeri sistemine entegre bir şekilde çalışmaktadır. Bu çerçevede, Abhazya'nın Karadeniz kıyısında yeni bir deniz üssü kurulması gibi adımlar atılmaktadır. Putin yönetimi altında Rusya'nın aldığı askeri ve siyasi adımlar, karşı-terör ve karşı-istihbarat çalışmalarının örneklerini sunmaktadır. Bu çalışmalar, Rusya'nın bölgesel istikrarı sağlama ve kendi çıkarlarını koruma amacıyla gerçekleştirdiği stratejik hamlelerin bir yansımasıdır.

Ukrayna'daki Neo-Nazi yanlısı Azov Taburu'nun varlığı ve faaliyetleri, Rusya'nın rejimine karşı çeşitli güçlerin nasıl manipüle edildiği ve kullanıldığı konusunda önemli bir örnek sunmaktadır. Azov Taburu, kendilerini ülkelerinin savunucusu olarak göstererek, Rus ayrılıkçıları ve askerleriyle savaşmış olsalar da Alman BND İstihbarat Şefi'nin Ukrayna'da bulunması ve sonrasında özel kuvvetler aracılığıyla ülke sınırlarından çıkarılması gibi olaylar, bu paramiliter gücün kimin çıkarına hizmet ettiği konusunda şüpheleri beraberinde getirmektedir. Amerikan CIA'nın desteğiyle eğitilen ve ekonomik olarak desteklenen Azov Taburu, Ukrayna'daki çatışmaları daha da karmaşık hale getirmektedir. Özellikle, OSCE (AGİT) Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı'nın 2022/Şubat raporlarına göre, patlamalar ve ateşkes ihlalleri gibi veriler, Ukrayna'daki çatışmaların batı destekli Zelensky yönetimi tarafından başlatıldığını doğrulamaktadır, ki bu Putin'in de belirttiği bir gerçektir.

Bu durum, bölgedeki çatışmaların aslında uluslararası güçlerin çıkarları doğrultusunda manipüle edildiğini ve Ukrayna'nın içinde bulunduğu karmaşık durumu daha da derinleştirdiğini göstermektedir. Dolayısıyla, Ukrayna'daki çatışmaların sadece bölgesel bir boyutu olmadığı, aynı zamanda uluslararası ilişkiler ve güç dengelerinin de karmaşık bir parçası olduğu açıkça görülmektedir.

Rusya ve Ukrayna arasındaki çatışmanın yanı sıra Çin ve Tayvan arasındaki gerilim de AB ve ABD'nin desteğiyle artarak devam etmektedir. Çin'in askeri, siyasi ve ekonomik politikalarını Pasifik bölgesinde istikrarsızlaştırmak isteyen küresel aktörler, Fransız 'Geomines' mayın temizleme firması aracılığıyla Fransa'nın DGSE dış istihbaratının politikalarına paravan olacak şekilde, Tayvan'da mayın temizleme projeleri üzerinde çalışmalar yürütmektedirler. Ayrıca, RAND uzmanlarından Derek Grossman'ın 2021'de kaleme aldığı bir makalede belirttiği gibi, Çin Halk Kurtuluş Ordusu'nun 100. Yıldönümü olan 2027'de Tayvan'ı fethetme kararını belirterek, bu plan bağlamında kriz ortamını daha da tetikleyen bir ön çalışma yapmıştır. Bu ön çalışma, çatışmanın boyutunu daha da derinleştirmektedir. Sonuç olarak, Çin'deki bazı özel büyük şirketlerin kendi ordularını kurarak acil müdahale anlarında ve savaş esnasında devreye girerek Çin Halk Kurtuluş Ordusu'na milis güçler olarak yardım etmeyi planladığı görülmektedir.

Rusya’daki menfur terör saldırısını kınamamıza rağmen Asya ve Hint-Pasifik bölgelerindeki espiyonaj ve terör faaliyetlerine karşı ilgili aksiyonların kontra-kriz kapsamında da değerlendirilmesi gerektiğini özellikle vurguluyoruz. Bu terör saldırısını basite indirgemeyerek derin ve kirli stratejileri, uluslararası açık kaynakları(OSINT) baz alarak  tarafınıza iletiyoruz.

 

Kaynaklar:

  1. https://ru.usembassy.gov/security-alert-avoid-large-gatherings-over-the-next-48-hours/
  2. https://yildiz.academia.edu/AhmetOven
  3. https://twitter.com/Osinttechnical/status/1771285945712599056
  4. https://www.voltairenet.org/article220510.html
  5. https://www.geomines.fr/en/french-uxo-clearance-company/
  6. https://www.rand.org/pubs/commentary/2021/11/taiwan-is-safe-until-at-least-2027-but-with-one-big.html
  7. https://www.silkroadstudies.org/publications/silkroad-papers-and-monographs/item/13506-experts-scenarios-on-russias-future.html
  8. https://www.osce.org/files/2022-02-19%20Daily%20Report.pdf
  9. https://www.osce.org/files/2022-02-18%20Daily%20Report_ENG.pdf?itok=23379

 

* Makalelerdeki fikirler yazarına aittir ve TÜRKSAM'ın editöryal politikasını yansıtmayabilir.

 

 

 

Bunlarda ilginizi çekebilir

Tümünü görüntüle